28 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 4"



Mal kaybeden , birşey kaybetmemiştir...Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir...Fakat cesaretini kaybeden herşeyini kaybetmiştir...
Goethe

24 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 3"


Yuva , toplumun temel unsurudur. Orada fertler ne kadar birbirlerinin hak ve vazifelerine karşı saygılı olursa , toplum da o kadar sağlam ve sıhhatli olur. Yoksa yuvada yitirirken şevkat ve hürmeti toplum içinde aramak boşunadır...

22 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 2"




İnsan inanacağı şeyi iyi seçebilmiş ve ona gönül vermişse artık onun ruh dünyasında ümitsizlik karamsarlık dan asla söz edilmez...

20 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 1"


Kötülerle arkadaşlık edersek , ya onların kurbanı olur ya da onlara uyarız.İyilerle arkadaşlık edersek onların faziletlerini taklit etmek veya hergün kusurlarımızın bazıları azaltmak suretiyle değişmeye başlarız....

14 Şubat 2006

"14 ŞUBAT SEVGİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN"



Bugün bütün sevgililer çok mutlu....radyodaki şarkılar bile sevgililer için özel çalıyor...Tabikide sevene hergün 14 şubat.... Bugün insanlar birbirlerini daha çok seviyor ve daha çok birbirlerine sıkıca sarılıyorlar .... Neden Acaba?

Hepinizin Sevgililer Günü Kutlu Olsun...
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

8 Şubat 2006

"MUTLULUK NEDİR"


Mutluluk nedir?

Deniz ortasında bir kayık ta balık tutmak mı? sevdiğin bir insana seni seviyorum demek mi? Yada küçük bir çocuğun gülümsemesi mi?
Bence mutluluk her yerde ,
Bir çocuğun masum gülüşünde , denizin ortasında bir kayıkta balık tutmakta , sevdiğin insana defalarca seni seviyorum demekte dir....Yeterki mutlu olmasını bilelim ....
Daha fazla mutlu olmak için;
Evlenmeyi , çocuk sahibi olmayı , işe başlamayı , Cuma akşamını , cumartesi sabahını , yazı , kışı , baharı , ayın birini , on beşini , şarkınızın radyoda çıkmasını beklemeyelim ....Mutluluk bir hedef değil yoldur...Mutluluğu kendimiz yaratalım....
Hiçbir zaman gülen gözlerinizden mutluluk eksik olmasın :)
İzmirli Kuğu

1 Şubat 2006

"YAĞMURLU GÜN"



Çok severim yağmurlu havayı....

Yağmur yağdı mı? O gün
benim için büyük bir mutluluktur ... Evin içerisinde yanan soba , sıcacık çayın elinde , çayını yudumlarken , pencerenin karelerinden dışarıyı seyretmek ve yağmurun sesini sessizce dinlemek benim için vazgeçilmez bir zevktir :)

25 Ocak 2006

"İZMİR'E KAR YAĞDI :)"



İşte İzmir'imize yağan kar !!!

Eh azda olsa bizi sevindiren ,mutlu eden ,arabaların üzerinden , yol kenarlarında biriken karları toplayıp çok özlediğimiz kar topunu oynayıp özlemimizi giderdik :)

Çok güzeldi....Keşke hep kar yağsa...ama birden aklıma doğuda yaşan kardeşlerimiz,ablalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz ,hastalarımız kısaca herkes geldi... O yüzden öyle düşünmekten vazgeçtim ...

Bize bu kadarcık karda yetti...Hiç görememekten iyidir herhalde :))

İzmir'li Kuğu

21 Ocak 2006

"DOSTLUK"


Hani vardır ya her yerde, hissetmek istersin onun varlığını. Hani hep yanıbaşınızdaymış sanırsınız, ismini söylersiniz dalgınlıkla, her an berabersinizdir. Yanında olduğunu unutuverirsin bir andan sonra, sonra üzüldüğünde o sımsıcacık kollarını açar sana, sarılır ağlarsın omzunda doya doya...

Senin sorununu kendi sorunu gibi benimser, bir kolun bir bacağın olur adeta.. Ayrılmak istesen de koparıp atamazsın. Bir türlü sevindiğinde ise senden fazla mutluluk duyar. O senin için farklıdır bütün insanlardan, tabii sen de onun için. Aranızdaki sevginin bitmesine izin vermezsiniz, kimse bozamaz aranızı, kimse araya girmeye dahi cesaret edemez. Ne zaman yardıma ne zaman insana ne zaman dosta ihtiyacınız olsa hep yanınızda bulursunuz, kendini adeta sizin için ayarlamıştır. Beraber gülüp beraber ağlarsınız, daima olumlu özellikler verirsiniz birbirinize. O sana gülmeyi öğretir sen ona kahkaha atmayı,O sana emeklemeyi öğretir, sen ona yürümeyi.. O sana okumayı öğretir, sen ona yazmayı ve bu böyle sürüp gider....
İşte bunun adına DOST derler...Hayatta hiçbir şeyiniz olmasın ama hep bir dostunuz olsun..
Dostlarınızın Kıymetini Bilin...

16 Ocak 2006

"BAYRAM DÖNÜŞÜ"

9 günlük bayram tatili....Kulağa ne kadar hoş geliyor...Tatilimizi yaptık ve bitirdik...

Bayramın ilk günü gelenler gidenler , ardından büyüklere ziyaret,ellerin öpülmesi ile bitti...
2. günü hastaydım yattım , grip olmuşum Acaba dedim kuş gribimi oldum :)))...3. günü yine hastaydım...Ama akşamına bizimkiler asıl bugün(16 Ocak) olan doğum günümü kutladılar...Biraz neşem yerime geldi...4. günü yine hasta yattım...Hafta sonu ise biraz iyiydim baya bir gezdim iyi geldi... Benimde koskoca gibi görünen ama hiçde öyle olmayan bayram tatilim böyle geçti...
Bugün iş yerinde doğum günüm var hepinizi beklerim arkadaşlar :)

9 Ocak 2006

"KURBAN BAYRAMANIZ MUBAREK OLSUN"



Eskiden yani ben 7- 8 yaşlarında iken , bayrama bir ay kala kesilecekkoyunların bağırması hoşuma giderdi ...Ama bir yandan da üzerdi beni...

Hoşuma giderdi...Çünkü bayram için alınan kıyafetlerimi, ayakkabılarımı giymek için can atar yatağımın köşe başında dururdu...( Ne güzel günlerdi) Üzülmem ise ; Koyunlar yine kesilecek , kesilirken yine benim gözümün içine bakacaklar...Kesilmek istemiyormuşcasına bana yardım et diyeceklerdi ama ben yine bişey yapamayacaktım...

Şimdi ise o bayramların iç heycanı yok...Ya ben büyüdüm ondan farklı ya da gerçektende heycan vermiyor...Koyunların sesi bile duyulmuyor :(

ŞİMDİDENHEPİNİZİN KURBAN BAYRAMINI KUTLAR , HAYIRLARA VESİLE OLMASINI VE İSTEDİĞİNİZ GİBİ BİR BAYRAM GEÇİRMENİZİ DİLERİM ...

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

"KUĞULAR"



Adeta zerafetin ve asilliğin birleşiminin estetik anlamda bir hayvana yansımasının en üst seviyede oluşumunun örneği....Ona hayvan demenin kaba ve kulağa hoş gelmeyen bir sedası var...sanki konuşmamayı seçmiş, içinde türlü gizler barındıran hapsedilmiş prenses o...

Hayvan olarak zaten güzel , zarif , narin ve bilumum sempatik duyguları uyandırıyor...Doğada ender rastlanır bir yaratık olmasına rağmen tüm şair , yazar , müzisyen tayfasına ilham teşkil etmesiyle nam salmıştır...
Latincesi cygnus olor...Gözleri sürmelidir...

28 Aralık 2005

"YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN"




BEMBEYAZ YAĞAN BİR KAR,
NE YAŞANMIŞSA YAŞANSIN ÖRTER GEÇMİŞİN HATALARINI...
YENİ BİR GELECEK SUNAR BİZE VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ...
HERKESİN YENİ YILINI ŞİMDİDEN KUTLAR , YENİ BİR YILIN SİZE MUTLULUK,BAŞARI VE SAĞLIK GETİRMESİNİ DİLERİM..
İZMİRLİ KUĞU

26 Aralık 2005

"UĞUR ARSLAN" süper bir şiir


Deniz Feneri

Sen, Deniz Feneri ,
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun ,
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin Gazetelerdeki terör sayfaları
Ve Haliç tersanelerinde korsanlar Evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar...
Her sokağın başında anaların isyanı dururdu.
Ve günler kısa ama geceler uzun olurdu.
Bir kurşun bir liraya
Ve bir hayat bir kurşuna mal olur,
Senin doğduğun yerlerde İnsanlar can evinden vurulurdu.
Sen Deniz Feneri,
Sarayburnu'nun dimdik delikanlısı
Yavuz zırhlısında deniz piyade eri Yetmişikiye dört çakı gibi asker
Arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
Ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan...
Yıkar mı bizi bu sevda!
Bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam?
Hadi kalk!Eski günlerde olduğu gibi Karanlığa yine ışık yak!
Arka bahçedeki mahalle kavgalarında Kaşına sapan taşı geldiği günden beri
Hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
Can dostum ve kan dostum
İster kalbine gömdüğün sevdamın aşkına
İster Allah'ın aşkına Kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize
Savaşmak ne güzel bir şey uğruna Ve yeniden âşık olmak...
Ve Sen Deniz Feneri Sarayburnu'nun dürüst delikanlısı
Kalbine gömdüğün aşkın
Gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle
S enin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı
Ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı.
Deniz Feneri ,
Unutmadık o günleri Sevdamız yüreğimizde gizli kalır
Ve mahallenin kızına âşık olmak Ayıp sayılırdı
.Bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
Ve dünya dedikleri şey yalandı...
Paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
Ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
Silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
Tesbihi çekmek, silahı saklamaktı
Yazık...
Gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi
Sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar
Artık senin işin değildi...
Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı
Ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
Ne de geleceğe satılan aşklar
Sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla
Gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri
Suçüstü yakalanırken en güzel umutların
Gözlerini bir ihanet anında açmışlığın
Ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını..
Hey Deniz Feneri!
Parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı
Çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde
Sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı...
Gidiyorsun belki Deniz FeneriSana "kal" diyemem giderken
Sevmek kadar ölmek de kader
Ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
Gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün...
Uğur Arslan

20 Aralık 2005

"Güzellik , Eğitim ve İnsanlık"

Arkadaşlar bunca genç yaşıma rağmen benimde güzellikle , eğitimle ve insanlık ile ilgili bir çok örneklerim oldu...

Sizce ;

  • Güzellik tek başına bir anlam ifade eder mi ?
  • Sadece eğitim almak insanı insan yapar mı?

Ne kadar güzel olursan ol herkese karşı içinde kötülük, kin , nefret ve kıskançlık olsun ne işe yarar ki ? Önemli olan samimiyetlilik , içtenlik ve doğallıktır...Bunun gibi bir çok özellikler... Böyle davranmak ki gerçekçi olarak yapmacık değil güzelliğine güzellik katar...

Eğitim almak gerçekten önemli ama tek başına eğitim almak bir işe yaramaz...İnsanı insan yapmaz... Yanında insanlık eğitimide almak gerekir...Eğitim bizler için ne kadar gerekli ise insanlık da bir o kadar gereklidir...Mevlana'nın bir sözü vardır... Hepimiz biliriz biz bu sözü " Ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok , ne elbiseler gördüm içinde insan yok"

19 Aralık 2005

Bunu Biliyormuydunuz? ("Hz. Mevlana" )

Hz. Mevlana'nın , Müridi Siraceddin'in evinde misafir kaldığı gün sabah kadar namaz kılıp rabbine niyazda bulunması üzerine , Müridinin;
"Sultanım sabah oldu.Bir nefes dinlenseniz"
diye ricada buunduğunu ....Bunun üzerine Hz.Mevlana'nın ;
"İyi ama ,eğer biz de uyursak bunca uyuyana kim imdat edecek"
diye hikmetli bir cevap verdiğini biliyormuydunuz?

14 Aralık 2005

"YALNIZLIK"

Güneş çoktan yok oldu gökyüzünde...Umutlarım yıkıldı yine...Zamanı durdurmak istiyorum ama bir türlü durduramıyorum...Odamın içindeki sessizlik beni büsbütün kahrediyor...Ama yinede zorlukla nefes almaya çalışıyorum...Yatağıma uzanıp yattığım an yılların verdiği acıların yüreğime biriktiğini hissediyorum...sessizliğin ne kadar acı , hayatın ne kadar acımasız olduğunu işte o an anlıyorum ...

Veee sonra düşünüyorummm kiii bu dünya tek başına çekilmiyormuşşş...
İzmir'li Kuğu

8 Aralık 2005

"Temizlik Hastalığı"

Bendeki bu temizlik hastalığı birgün beni öldürecek...Yaa var mıdır? benim gibi olan...Temizlediğim yerleri tekrar tekrar temizlemek ...ufacık bir çöpün bile gözüme çok büyükmüş gibi görünmesi...

Evde, işte , miasafirlikte her yerde titizliğimi belli etmek ....

Yani nerede ise detrjanı bile deterjanla yıkıcam :))

Bir bayan olarak kendimle gurur duyuyorum ama fazlasıda zarar diye düşünüyorum ...

7 Aralık 2005

"Kahve Molası"


Is yasaminda önemli yerlere gelmis bir grup eski mezun arkadas grubu üniversitedeki hocalarindan birini ziyarete gitmis. Cesitli konular konusulduktan sonra sohbet, isin yarattigi strese ve hayatin zorluklarina gelmis.
Yasli üniversite hocasi ziyaretcilerine kahve ikram etmek üzere mutfaga gitmis ve degisik boy, renk ve kalitede bir cok fincanin bulundugu bir tepsiyle geri dönmüs. Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanlari ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarini söylemis.
Tüm eski ögrenciler kahvelerini alip koltuklarina döndügünde hocalari onlara sunu söylemis: "Farkina vardiniz mi bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahali fincanlarin hepsi alindi, masada yalnizca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldi. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama iste bu demin bahsettiginiz problemlerinizin ve stresin nedeni.
Hepinizin istedigi fincan degil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldigi fincanlari gözleyerek daha iyi olan fincanlari almaya ugrastiniz. Yasam kahveyse, is, para ve mevki fincandir. Bunlar yalnizca Yasam'itutmaya yarayan araçlardir, ama Yasam'in kalitesi bunlara göre . Bazen yalnizca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çikarmayi unutabiliyoruz."

5 Aralık 2005

"HATA ÜSTÜNE HATA YAPMAK"




Bir hatayı yaptıktan sonra , tekrar aynı hatayı yapmak bana ters...Bazı insanların "olacağı varmış olmuş " düşünceleri bana göre yanlış ...Ben böyle düşünmüyorum ...
Eğer o hatayı yapıyorsan ondan dersini alıp bir daha yapmamaktır.Tabikide hatasız kul olmaz ama aynı hatayı üst üste tekrarlamak insanın nasıl bir karakter olduğunu ortaya çıkartır...

Sizcede öyle değil mi?