11 Mayıs 2006

"Çanakkale Gezisinin Fotoları"






İşte Çanakale fotoğrafları uzun zamandır yayınlayamadığım fotoğraflar... O kadar güzelki hepsi anlatamadım... Savaşlarda kullanılan bir sürü savaş aletleri ve kalıntıları....







9 Mayıs 2006

"hayat"

Hayat bazen düşebilme cesaretinide ister
Bir gökdelenin tepesinden kollarını açıp,yeni bir başlangıç için yok olmayı seçmek gibi…
Güçlü durmayı gerektirir bu yolda yürümek,
Ki attığımız her adımda uzaklaşırken kendimizden,
yinede unutmamak gerekir anayurdumuzu,

Çocukluğumuzu…

İnsanın anayurdu çocukluğuymuş…
zamana atılan her adımda yolumuzun üstünde hep bir çocuk bahçesi bırakabilmektir yürümek…
Küçük boncuk gözlerle seyretmeli hayatı bazen..
Canı isteyince gülmeli,canı isteyince avaz avaz ağlamalı insan
Tabular,ayıplar,günahlar,yasaklar yüklenmemeli hemen omuzlara.
Evet…
Bazen küçük boncuk gözlerle bakmalı her şeye…
ve nefes almayı kolay kılmak için sadece…
Sevmeli,sevilmeli tutkuyla aşık olmalı
Korkmadan karanlıkta kalmaktan girmeli gecenin koynuna
Yokluğunda değerlenen her şey gibi,ışığında değerini anlamalı karanlıkta.
Tutkuyla sarılmalı yinede
Ve yine yürümeli en koyusuna sevdanın
Hayata inat,beyinlere çekilen dikenli tellere inat delice sevebilmeli insan.
Kaybetmeden bilmeli değerini dostluğun,
Hasrete dönüşmeden tutmalı ellerini aşkın,
Dimdik yürümeli içindeki çocuk bahçesini unutmadan,
Ve toprakta mahsun bir çiçek gibi açmadan henüz
Aldığı her her nefesin hakkını vermeli insan..
Evet...
Hayat cesaretli olmayı ister
En tepeden düşebilmeyi ve en dipten yükselebilmeyi…

alıntı

4 Mayıs 2006

"Blogumdaki yeni müzik"

Blogumda ki müziği yine değiştirdim... Hayranlıkla izlediğim bir filmin müziği...Dinlemenizi kesinlikle tavsiye ederim...Süper oldu...İşte size BEYAZ GELİNCİK buyurun dinleyin :) Bu arada tüm BJK'lileri kutlarım ki bu müzik onlara gelsin...Tabiki banada :))

ARMAMIZDAKİ AY YILDIZ , TÜM YILDIZLARA BEDELDİR BEŞİKTAŞIMMMM ...

İzmir'li Kuğu


1 Mayıs 2006

"ÇANAKKALE GEZİSİ"

Hafta sonu süper geçti ... C.tesi günü arkadaşlarımızla toplanıp Çanakkale'ye o güzel şehrimizi , en çok da bizim için canlarını ortaya koyan şehitlerimizi görmeye gittik...

C.tesi gecesi yola çıktık...O kadar güzel geçti ki anlatamam...Şarkılar ,türküler söyledik ...Oynadık...sabah ezanında Çanakkale'de idik...Araba vapuruna binmek için biraz sıra bekledik ...Sıra bize geldi bindik ve karşı tarafa geçtik ama bizim şansımızdan mıdır nedir hava soğuk ve yağmurluydu...donduk diyebiliriz...Yanımıza montlarımızı almıştık ama yinede üşüdük tepe olduğu için sanırım..

Her yeri gezdik , dolaştık resimer çekildik , yemekler yedik , bazen güldük , bazende tüylerimiz diken diken oldu...Benim en çok dikkatimi çeken ve tüylerimi diken diken yapan Seyid Onbaşı'ydı..Hikayesini hiç unutmayacağım sanırım... o 295 kiloluk mermiyi nasıl kaldırmış , kadırdığı gibi denizdeki düşmanlara fırlatmış ve o gemilerin hepsini batırmış...O 295 kiloluk mermiye kaldırırken bütün kemikleri çatırdamış :(((

Neyse , bizim Çanakkale gezimiz böyleydi...Hiç uyumadık...tam 40 saat hesapladık...Dün gece saat 2:30 'da döndük eve...zaten yatar yatmaz uyuyup kalmışım... Sabahta işe geldim ama uykusuz kalmamıza deydi :)

Not : Resimlerimizi daha bilgisayara ykleyemedim..yükleyince ekliyeceğim..


İzmir'li Kuğu

25 Nisan 2006

"Bu Küçük Hikayeden Güzel bir ders Çıkarabiliriz"

YENGEÇ İLE ANNESİ

"Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum" diye sorar anne yengeç çocuğuna. "Düzgün yürüsene ! " der. - "Pekala anne" der çocuk. - "Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. "
DERSİMİZ; HAREKETLER SÖZLERDEN ÖNDE GELİR?

21 Nisan 2006

"çok güldüm çokkkkkkk" :)))))


Ne güzeldi diil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi...
Artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri.
Bazen düşünüyorum da...
Bende de kazmalık vardı galiba, diyorum.
İkimiz de kıymetini bilemedik gençliğimizin.
Hatırlar mısın, akşam olur pijamalarımızı giyerdik.
Sen kokunu sürerdin...
Oda mahvolurdu, adeta içinde yüzerdin çünkü.
Olmadık şeylere güler, durup-dururken ağlardık.
Görenler deli sanırdı, sanırsam.
Güzel havalarda sokaklara çıkardık.
Ama hep yağmura yakalanır, sıçana dönerdik.
Bir de kar yağınca kartopu oynardık seninle.
Topların içine hep taş koyardın, atardın.
Sen, iskambil kağıtlarından fal bakardın.
İstediğin çıkmadığında sövüp kalaylardın, ağzın bozuktu biraz:-)
Çok kızardın sigara içtiğime.Ve içkime karışırdın,
oklavayla karşılardın benieve sarhoş geldiğimde.
Az dayağını yemedim.Arasıra rejim yapardın, ama ihtiyacın vardı.
Hükümet gibi karıydın şerefsizim.
Komşunun çocukları vardı, bizim oğlanın kafasını yarmışlardı:-)
Beraber çocuk bahçesine giderdiniz.
Ben televizyonda maça bakardım.
Ne işim var çocuk parkında.
Arasıra arkadaşlar gelir poker oynardık.
Ben hile yapardım, sen yardım ederdin.
Benim askerde yediğim dayak hikayeleri...
Senin Anderson'dan hikayelerin hiç bitmezdi..
İlk tanıştığımız günü hatırlar, gülerdik.
Sen bana, üstümde ne vardı diye sorardın.B
en de, '40 sene geçti, ne bilim ben?' derdim
Sen kızınca ben de sallamaya başlardım.
Çingene pembesi bi kazak, ördek yeşili bi etek, beyaz çoraplar, morpabuçların....
Güzel bir bahar akşamı sinemada karşılaşmıştık.
İkimiz de önümüze bakmamıştık.
Özellikle ben, güneş gözlüklerimin ardından kızları kesiyordum.
Çarpıştık önce, sen,'ÇÜŞŞŞ AYI' dedin.Sonra ben
'Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da! dedim.
Sen hemen yavşadın, göz-göze geldik ve başladık, film gibi yani..
Sonra ayrıldık.Sen benim ayak kokuma dayanamamıştın.
Ben senin samısak kokan nafesine....

12 Nisan 2006

"ETİLER'DE İÇSEL BİR GEZİNTİ MÜMKÜN MÜ? "




Yukarda görmüş olduğunuz kitap kapağı bizim çok sevdiğimiz Ufuk Bey (Mutluluk arayanlar ) sayesinde tanıştığımız Semih Özer...Kendisi Baz Dergisinde yayınlanan tüm yazılarını bir kitapda topladı...

Bizlerden sadece şunu istiyor kendisi...Kitap kapağı nasıl olmuş?Sizlerden yorumlarınızı bekliyoruz..

Bana sorarsanız eğer süper olmuş...Burdan kendisine ellerinize sağlık Semih Bey diyorum...


İzmir'li Kuğu

10 Nisan 2006

"KADINLAR"

Aşağıdaki yazı bana mail olarak geldi ...Çok hoş yazılmış...Sizlerle paylaşmak istedim :)

Asagida okuyacaklariniz, musevilerin,
Tanri ile insanin konusmasini anlatan kitaplari Talmud'dan alinmistir ve soyle biter:
"bir kadini aglatirken cok dikkat edin, cunku Tanri gozyaslarini sayar! Kadin erkegin kaburgasindan yaratildi, ayaklarindan yaratilmadi, oyle olsaydi ezilirdi; ustun olmasin diye basindan da yaratilmadi. ama gogsunden yaratildi, esit olsun diye;... ...
kolun biraz altindan korunsun diye....
kalp hizasindan SEVILSIN diye...

7 Nisan 2006

"Canım Kardeşim"


Yandaki gördüğünüz resim , yakışıklı , benim çok çok bayıldığım , ailede en küçüğümüz ama hayatımızda en büyük önem taşıyan , bir dediğini iki yapmadığımız Aşkım kardeşim Öndercan'ım...

Bugün bitanemin doğum günü onun için çok güzel planlarımız var ...ben , ablam ve eniştemin...Az önce ablam aradı "Gamze akşamı iple çekiyorum...Bir an önce akşam olsun" dedi...Bende ablam gibi akşamı iple çekiyorum...

Canım kardeşim iyiki doğdun bizlere mutluluk verdin...Doğum Gününü En İçten Dileklerimle kutlarımm , nice nice yıllara hep birlikte olmamız dileğiyle Bir tanem...

Seni doyasıya öpüyorum akşama görüşmek üzere
Sevgilerimle

Ablan

Gamze (İzmir'li Kuğu)

6 Nisan 2006

"Saçlarım"


Dün işten çıktıktan sonra doğru soluğu kuaförde aldım...Ne zamanlardan beri aklımdaydı saçlarımı kestirmek..Bu işi dün gerçekleştirdim..Hülya Avşar'ı gördüğüm günden düne kadar kestirmek istiyordum saçlarımı sadece bir türlü fırsat bulamıyordum... Gerçi benim saçım biraz daha farklı oldu Hülya Avşar'dan ee tıpkıda benzememek gerek dimi...Onun saçları koyu benim ise açık :)

Uzun yıllar oldu kısa saçla dolaşmayalı ...sanırım en son 14 yaşında falandım...Şimdi ise 24 yaşındayım iyide oldu ...Çevremdeki herkes beğendi..Eee onlar beğendikçe elbetteki bende memnun oluyorum iyi ki saçlarımı kestirmişim diyorum :)
Saçlarımda gölge vardı 2 ay olmuştu yaptıralı...saçlar gidince gölgeler uçlarda kaldı...Güzel bir görüntü oldu saçlarımda :)
İzmir'li Kuğu

4 Nisan 2006

"Irreducible beni sobelemiş "

Irreducible beni sobelemiş..hadi artık bunu sorularıda cevaplayayım :)

1- Hayatınızın merkezinde olan yapılması tehlike içeren işleriniz ?

  • Bol bol coca cola içmek ...Sonrada mide ağrısından ölmek :))

2- Melodilerin arkasından kan ter içinde gittiğiniz, vazgeçemiyeceğiniz müzik lezzetleriniz ?

  • Murat Başaran ( En eğlenceli , en neşeli , en sıkıntılı anımda beni neşelendirebilecek 1 numaralı sanatçının şarkıları
  • Bu aralarda fazla üzerine düştüğüm Özgün'ün şeytan ve diğer bir kaç şarkıları...
  • İmkansız Aşk

3- Yediğiniz halde "ben bununla doymam" diye çemkirdiğiniz kadar karşısında zayıf olduğunuz yemekler ?

  • Çorba ( Hangisi olursa olsun hiç farketmez )

4- İzlemekten keyif alırken reyting canavarına maruz kalıp yayından kaldırılan diziler?

  • Hiç hatırlamıyorum.Çünkü öyle bişey başıma gelmedi :)

5- Şuan "ben burada ne yapıyorum , kim getirdi beni buraya "sorularına maruz kalmaksızın ruhunuzun olmak istediği yer?

  • Annemin yanıbaşında ...
  • Bol güneşli, serin masmavi bir denizin içinde yat gezisinde

6- Elma dersem çıkma...Sobelenirsin felsefesiyle nişan aldığınız blogger arkadaşlarınız ?

  • Deepness
  • Asortik krep
  • Myjulyet

3 Nisan 2006

"2 KİŞİ TARAFINDAN SOBELENDİM YİNE"


Pınar ve Crepuscule tarafından aynı sorular eşliğinde sobelendim hadi cevaplıyayım :))

1- En beğendiğiniz huyunuz?


* Açık sözlü ve sıcak kanlı olmam

2- Hiç beğenmediğiniz huyunuz ?

* İnatçı olmam..E ne yapayım oğlak burcuyum :)


3- En beğendiğiniz yeriniz ?

* Gözlerim ve gamzem

4-Hiç beğenmediğiniz yeriniz ?

*Bilmem var mı ki :)

5- Çantanızda mutlaka bulunması gerekenler ?

* Telefon , kimlik , cüzdan

6- Çantanızda asla bulunmaz ?

* Ivır zıvırlar

7- Arabanızın markası ?

*Yok ki :)

8- Hayanlinizdeki arabanız ?

* Fiat Albea parlak çağla yeşili

9- En sevdiğiniz yemek ?

* Damak tadıma o gün hangisi lezzetli gelirse onu severim..

10- Hiç sevmediğiniz yemek ?

* Kabak

11- En sevdiğiniz hayvan ?

*Kuş ve kedi

12- En korktuğunuz hayvan ?

*Fare ... ıyyy

13- Kullandığınız parfüm ?

* Emocition , Sensation

14- Kullandığınız cilt bakım ürünleri ?

* Sadece Nıvea cilt bakım ürünleri ...Oda arada sırada makyaj çıkarmak için :)) Cildim düzgün olduğu için pek gerek duymuyorum...

15-Hergün mutlaka yaparsınız ?

* Blogumu ziyaret ederim...

16- Hergün yapmayı ihmal edersiniz ?

* Şuan aklıma hiç gelmiyor

17- Karanlıktan korkar mısınız?

* hemde çokkkk

18- Korkutmayı sever misiniz?

* Hayır

19- Giyim tarzınız ?

*Bazen spor , bazen klasik yerine göre...

20- Asla gimeyeceğiniz?

* Aynen Pınar'ın dediği gibi aşırı dekolte

21-Cep telefonunuzun markası?

* Nokia

22- Bilgisayarınızın markası ?

* Diana

23- Karşı cinste hoşlandığınığınız tip ?

* Sarışın , Kahverengi gözlü, saç kesimi düzgün ve gözlüklü , yakışıklı bir bey :))

24-Karşı cinste hoşlandığınız özellikler?

* Anlayışlı , yalancı olmayan dürüst ve temiz giyinen ( Ayy bu çöp çatan soruları gibi oldu )

25- En beğendiğiniz oyuncu ?

*Brad Pitt

26- Benzetildiğiniz bir oyuncu ?

* Sharon Stone
* Ebru Gündeş

* Azra Akın ( Mutluluk Arayanlar benzetir )

27 -Film çevirmek istediğiniz bir ünlü ?

* Brad Pitt ( Ancak rüyamda )

28 - Başka birşey yapmak istediğiniz bir ünlü ?

* Murat Başaran ile klip çekmek olabilir:)))

29- Tuttuğunuz Takım ?

* Elbette BJKKKKK


30- Hangi dalda bir sporcu olmak isterdiniz ?

*Bale

31- En büyük hayaliniz ?

* İyi bir iş kadını , iyi bir anne , iyi bir eş olmak..

32- Gerçekleştirdiğiniz bir hayaliniz ?

* Bir erkek kardeşim olması ( Şuan 13 yaşında )

33- Asla yapmam dediğiniz bir çılgınlık ?

* İzmir fuarındaki Ufoya hayatım boyunca binmem...

34-Yapabilirim dediğiniz bir çılgınlık ?

*Hiç aklıma gelmiyor :)

35 - Sobelediğim arkadaşlarım

* Xman
* Secret
* Berna







31 Mart 2006

"YİNE SOBELENDİM :))) "

Secret arkadaşım beni sobelemiş...Şimdi arkadaşımın isteğini yerine getireyim :)

1- Einstenin sobelediği kimdir ve neden?

  • Vallahi bende bilmiyorum be :))

2- Okuduğunda seni en çok etileyen kitap ?

  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ( Peyami Safa )

3- Takip ettiğin dergi?

  • Medikent ( Kent Hastanesi )

4- Günlük okuduğun gazete ?

  • Hafta Sonları Sabah , Hürriyet ve Yeni Asır...İnsan Kaynakları eki dolayısıyla...

5- En yaramaz çocukluk anın?

  • 2-3 yaşlarında ve sonrasında annem nereye giderse gitsin pantolanlarından tutup bende gidermişim ...Salya sümük ağlaya ağlaya...Şimdi ise çalışmasam yine giderdim... O zamanlar çok kızarlarmış anneme bu çocuğu neden böyle alıştırdın diye...Yaramazlık sayılmaz zaten yaramaz bir çocukda değilmişim sadece annemi hiç rahat bırakmazmışım :))) Canım annem seni burdan kocaman öpüyorum...

6- Televizyon yapımcısı olsan yapmak istediğin program ne olurdu ?

  • Kadın programları dermişimmm :)) Çocuklar üzerine programlar düzenlerdim...Çocuklara nasıl davranılır , çocuk psikolojisi falan filan...

7- Sobelediğim arkadaşlarım :)) hadi iş başına

  • İbrahim Özdemir
  • Tarkan
  • Age 35
  • Burcyni
  • Atonica
  • Crepuscule
  • Pınar
  • İrreducible
  • Cemal Varhan

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

29 Mart 2006

"İzmir'im Canım Benim"



" İzmir Prensestir" demis Vıctor Hugo..Evet aynen öyledir..Prensese ulasmak için ya karsı daglardaki yedi baslı canavarı öldürüp elması getireceksiniz ya da, kırkgün kırk gece dere tepe düz giderek onun kalbini çalacak yeni seyler bulacaksınız... Ne güzel söylemis Ustad C.Külebi. Izmir denizi kız /kızı deniz kokar/
Sokakları hem kız hem deniz kokar.

Koku hastalıgı da buradan gelir.. Basına gelecekleri bilir...Kendine hastır özellikleri. Asansörden Izmire karsı yudumlanan rakının tadı ,
batan günesin kızıllıgı ile birlesip içinizi yakar.Yedi düvele bedeldir dostlukları.Delikanlının memleketi olmaz desek de, Delikanlıdır erkek ve kızları ..Saat kulesi kaç nesilde binlerce asıgın bulusma duragı.Pazar sabahı kahvaltınızı inciraltı sahilinde yapıp, sonra aksama yiyeceginiz balıkları kendi ellerinizle seçin canlı canlı.. Sırlarınızı paylasmak ruhunuzu rahatlatmak birebirdir sahildeki palmiyelerin kolları.
Onları kendi ellerimle diktim bereketin emsali hurma agaçlarını. Ne dogunun ne de batının kuralları, asla karıstırmaz kafasını.


Kendine hastır tavırları. Hala devam etmekte Karsıyaka sahilinde ugurladıgı askları.
Biri yakanın karsısında digeri adı Karsıyakada umutları. Kalesi meshurdur, ama kaleye güvenenlerin dersini de vermistir gelince vakti zamanı.. Bucada ,Bornovadadır gökkusagının sarısı yesili mavisi alı,içinizi açan yurdumun dörtbiryanından gelen bugünün ögrencisi yarının ısıkları.. Boyozu- gevregi, buram buram emek kokar, izin vermez mis kokunun kirlenmesine, gösterir tepkisini ,edepsiz bahçesine girmeden inatçıdır ülkemin hasarı evladı. Dünyada meshurdur havasından suyundan, alımlı kızları... Sessiz sedasız gelen zamlara, politikacıların kavgalarına noktayı koyar, bakar dalgasına . Nerde kalmıstık deyip,35 / 5 mudur, 35 tam mıdır sevdasında... Nargileyi pofurdatır, o enfes kahvesiyle, bir haksızlıga ugratın,
Sıkar Hasan Tahsin miras kursununu tam hedefine... Hak yolunda ruhu ile Atamın izindedir geçmis ve gelecek nesliyle..

Ülkem laikdir laik kalacak desturu içindedir, Rabbimin izni ile... Elmayı sever Armutu da..Ayrı ayrı sepetlere koyar, toplamaz bir araya.. Izmirim Izmirim Canım Izmirim..
Cumhuriyetin dostu olanları denedi ama hak yolunda istisamara izin vermedi.. Dogma büyüme Izmirli olarak mutluyum onurluyum hasmı hasTürküm ve de dogruyum... Sevgilerimle...
Yazar???




İzmir'li Kuğu

27 Mart 2006

"ŞİRİNLER"

Hafta sonunu evde geçirdim... havada zaten hafif soğuktu çıkmak istemedim...Can sıkıntısından Tv'ler de dolaşırken bir de ne göreyim "ŞİRİNLER" ...oturdum izlemeye başladım ... O kadar güzeldi ki anlatamam ...Özlemişim yahu... En çok da şirineyi...Lise yıllarım geldi aklıma o zamanlar herkes okulda şirine derdi...Ahh ahh keşke geri gelse :)

Eskiden ne izlerdim yaa...Başından kalkmazdım çocukken :))
Keşke çocuk olsam ...Gerçi şirinleri izlemek için çocuk olmaya gerek yok ama yine de çocuk olmayı tercih ederim her zaman :)

Öptüm herkesi...

İzmir'li Kuğu

24 Mart 2006

"Mr Can Akın'dan İmkansız Aşkım Şiiri"

Ben plastik kaplı bir kimlik
Ve birkaç mermiydim...
Sen ise hayatın örselediği
Vesikalı bir yaban çiçeği
Yıllar değil , yollar değil
Hayat girdi aramıza
Ellerinden tutamadım...

Kendimi unutacak
Asırlar sandığım
Sessiz zamanlar geçti...
Kendimi unuttum ama ,
Bir seni,
Bir seni İmkansız Aşkım,Bir seni, Unutamadım...


Ben çok beğendim bu şiiri ve bloguma koymak istedim...Umarım sizlerde beğenmişsinizdir :) ben bu aralar imkansızlığa taktım hayırdır inşallah :P
İzmir'li Kuğu


22 Mart 2006

"BJK ' ye Arabacı Takımı Diyenlere"


Aytunç Altındal , tanımayan var mıdır?
Ne demiş
bakalım ;

"BJK, kuvayi-milliyenin bir takımıdır. Beşiktaş jimnastik Kulübü zaten Anadolu’ya silah kaçırmak için kurulmuştur.BJK asıl rengi kırmızı beyazdı.Balkanlar elden çıkınca matemi simgelemek için siyah rengini almıştır. En son Süleyman(Seba) Abi o da MİT’teydi.BJK bizzat milletindir. Diğer takımların arabacı diye tarif ettiği kişilerin takımıdır. Galatasaray masonların Fenerbahçe ise palikaryanın takımıdır.Arabacı diye alay ettikleri Beşiktaş milletin takımıdır."

Ben yorum yapmıcam :)

İzmir'li Kuğu

20 Mart 2006

"Blogumda çalan parça"

Blog kardeşlerim blogumdaki İmkansız Aşk şarkısını dinleyebilirsiniz artık :))
Bloguma şarkıyı yükledim... merak edenler ve sevenler için :) Bitince bir daha dinlemek isterseniz üste tıklayabilir , tekrardan dinleyebilirisniz...

İzmir'li Kuğu

17 Mart 2006

"AŞK İMKANSIZ"

Sen imkansızsın,
Sensizlik imkansız,
Aşşşk İmkansız ...
Ne kadar güzel bir parça ...Her hafta dizi bittikten sonra (Hırsız-Polis) sıkılmadan , usanmadan dinlerim...Eee bunun yanı sıra evde cd de ,iş yerinde bilgisayarda dinlerim...sanırım ben bu şarkıyı dinlemekten vazgeçmicem :)

İzmir'li Kuğu

14 Mart 2006

"ŞİRKETÇE YEDİĞİMİZ ÇİN YEMEKLERİ"

Bugün şirketçe Çin Lokantasında idik...

Çok güzel çok güzel dediler gittik ve gördük...E bana sorarsanız beğendin mi ? diye , gerçekten Türk yemeklerimiz bir harika hatta Osmanlı yemeklerimiz bir harikaaa...Ama Ufuk Bey'e ve diğer bazı arkadaşlara göre Çin yemekleride harikaydı...


İlk menümüzü garsonlar getirdi...menümüz çorba idi.."Acılı Ekşili Çorba"
tadı fena değildi ama içinde ne ararsanız vardı yani bir benyoktum :)Çorbamız bittikten sonra yemeklerimizi kendimiz aldık isimlerini bilmediğimiz yemeklerden ...

Daha sonra tatlı olarakda bizim lokma diye bildiğimiz ama çinlilerin yaptığı muzlu,elmalı lokmalardan yedik :)
En sonda yemek safhası bitti ,masalar toplandı ,ardından çay niyetine bitki çayına benzeyen,tadsız , ilk içişde tadı kaynamış suyu andıran içtikten 1,2 sn sonra ağızda mayhoş bir tad bırakan çin çaylarından bir tanesi idi...

Ama şunu söyleyebilirim ki ; karnım felaket derecede acıktı....Ne olur bana yemek gönderin yaaaa...

İzmirli Kuğu

10 Mart 2006

Hiç ummadığımız bir anda.......

Evet hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıktı azrail...Dayımı benim pamuk dayımı sessiz sedasız oturduğu yerden alıp götürdü:(((( Onu ayırdı bizden...Ayırdı ayırmasına ama pamuk dayımı öbür tarafta beklyen bir sürü ölen kişiler vardı...Öldüğü gün onlar için bir bayram,bir şenlikti...Özlem duyuyorlardı...Hasretlerdi birbirine...Hepsi dayımın gelmesini canı gönülden istiyorlardı...(Annesi,babası,kardeşi,torunu daha bir sürü )....

Şimdi bizim yanımızda değilsin ama her zaman kalbimizdesin....

Canım dayım , benim pamuk dayım allah rahmet eylesin...
Mekanın Cennet Olsun :((((((((((
İzmir'li Kuğu

6 Mart 2006

"Kendime Dair Ne Varsa "

http://sifirnoktasi.blogspot.com/ ;Beni ebelemiş... bende elimden geldiği kadırıyla kendisini sobelicem...

YAPTIĞIM İKİ İŞ

  • Mobilya Dekorasyon ( İç Mimarlık 2 yıl )
  • Diana Bilgisayar ( İnsan Kaynakları Sorumlusu 4 yıl )

DEFALARCA İZLEYEBİLECEĞİM İKİ FİLM

  • Garfield ( Gülmek İçin)
  • Babam ve Oğlum ( Ağlayıp İçimi dökmek için)

YAŞADIĞIM YER

  • İzmir

SEVDİĞİM DÖRT TV PROGRAMLARIM

  • Dizilerim
  • Eğlence Programlarım (Mehmet Ali Erbil Ya Şundadır Ya bunda)
  • Dikkat Şahan Çıkabilir
  • Bu kadarrrr ... :)

TATİL İÇİN GİTTİĞİM YERLER

  • Antalya
  • Bursa
  • İstanbul
  • Ankara

EN SEVDİĞİM DÖRT YİYECEK :

  • Bol limonlu marul salatası
  • Pilav
  • Patlıcan
  • Zeytin

HER ZAMAN ZİYARET ETTİĞİM DÖRT BLOG:

  • Genelde listemdeki herkes...

ŞUANDA OLMAK İSTEDİĞİM DÖRT YER :

  • Antalya ( Yat Gezisi )
  • Marmaris ( Denizde )
  • Evde ( Yatağıma uzanmışbir şekilde müzik dinlemek )
  • Ama malesef iş yerindeyim...:((

EBELEDİĞİM DÖRT BLOGER :

  • Xman
  • Hicanka
  • Serzeniş
  • Kişisel Gelişim
  • Uçuşanlar

4 Mart 2006

"ÇOK GÜZEL"

DOST;Bilmiyorum , bu evrenin neresinde saklısın...
ARKADAŞ;Bilmiyorum , dostlar içinde var mısın?
SEVGI;Bilmiyorum , hiçbir zaman varolmuşmusun?
AŞK;Bilmiyorum, galiba sevgi içinde kaybolmuşsun...
HAYAT;Anlıyorum bu kadar çileyi çekmeye mahkum olmuşsun...
Alıntı

3 Mart 2006

"GÜZEL SÖZ / 5"




Yanlış yapmayan insan yoktur...
İnsanlık yanlışını kabul ve düzeltmelerle ölçülür
Einstein

28 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 4"



Mal kaybeden , birşey kaybetmemiştir...Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir...Fakat cesaretini kaybeden herşeyini kaybetmiştir...
Goethe

24 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 3"


Yuva , toplumun temel unsurudur. Orada fertler ne kadar birbirlerinin hak ve vazifelerine karşı saygılı olursa , toplum da o kadar sağlam ve sıhhatli olur. Yoksa yuvada yitirirken şevkat ve hürmeti toplum içinde aramak boşunadır...

22 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 2"




İnsan inanacağı şeyi iyi seçebilmiş ve ona gönül vermişse artık onun ruh dünyasında ümitsizlik karamsarlık dan asla söz edilmez...

20 Şubat 2006

"GÜZEL SÖZ / 1"


Kötülerle arkadaşlık edersek , ya onların kurbanı olur ya da onlara uyarız.İyilerle arkadaşlık edersek onların faziletlerini taklit etmek veya hergün kusurlarımızın bazıları azaltmak suretiyle değişmeye başlarız....

14 Şubat 2006

"14 ŞUBAT SEVGİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN"



Bugün bütün sevgililer çok mutlu....radyodaki şarkılar bile sevgililer için özel çalıyor...Tabikide sevene hergün 14 şubat.... Bugün insanlar birbirlerini daha çok seviyor ve daha çok birbirlerine sıkıca sarılıyorlar .... Neden Acaba?

Hepinizin Sevgililer Günü Kutlu Olsun...
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

8 Şubat 2006

"MUTLULUK NEDİR"


Mutluluk nedir?

Deniz ortasında bir kayık ta balık tutmak mı? sevdiğin bir insana seni seviyorum demek mi? Yada küçük bir çocuğun gülümsemesi mi?
Bence mutluluk her yerde ,
Bir çocuğun masum gülüşünde , denizin ortasında bir kayıkta balık tutmakta , sevdiğin insana defalarca seni seviyorum demekte dir....Yeterki mutlu olmasını bilelim ....
Daha fazla mutlu olmak için;
Evlenmeyi , çocuk sahibi olmayı , işe başlamayı , Cuma akşamını , cumartesi sabahını , yazı , kışı , baharı , ayın birini , on beşini , şarkınızın radyoda çıkmasını beklemeyelim ....Mutluluk bir hedef değil yoldur...Mutluluğu kendimiz yaratalım....
Hiçbir zaman gülen gözlerinizden mutluluk eksik olmasın :)
İzmirli Kuğu

1 Şubat 2006

"YAĞMURLU GÜN"



Çok severim yağmurlu havayı....

Yağmur yağdı mı? O gün
benim için büyük bir mutluluktur ... Evin içerisinde yanan soba , sıcacık çayın elinde , çayını yudumlarken , pencerenin karelerinden dışarıyı seyretmek ve yağmurun sesini sessizce dinlemek benim için vazgeçilmez bir zevktir :)

25 Ocak 2006

"İZMİR'E KAR YAĞDI :)"



İşte İzmir'imize yağan kar !!!

Eh azda olsa bizi sevindiren ,mutlu eden ,arabaların üzerinden , yol kenarlarında biriken karları toplayıp çok özlediğimiz kar topunu oynayıp özlemimizi giderdik :)

Çok güzeldi....Keşke hep kar yağsa...ama birden aklıma doğuda yaşan kardeşlerimiz,ablalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz ,hastalarımız kısaca herkes geldi... O yüzden öyle düşünmekten vazgeçtim ...

Bize bu kadarcık karda yetti...Hiç görememekten iyidir herhalde :))

İzmir'li Kuğu

21 Ocak 2006

"DOSTLUK"


Hani vardır ya her yerde, hissetmek istersin onun varlığını. Hani hep yanıbaşınızdaymış sanırsınız, ismini söylersiniz dalgınlıkla, her an berabersinizdir. Yanında olduğunu unutuverirsin bir andan sonra, sonra üzüldüğünde o sımsıcacık kollarını açar sana, sarılır ağlarsın omzunda doya doya...

Senin sorununu kendi sorunu gibi benimser, bir kolun bir bacağın olur adeta.. Ayrılmak istesen de koparıp atamazsın. Bir türlü sevindiğinde ise senden fazla mutluluk duyar. O senin için farklıdır bütün insanlardan, tabii sen de onun için. Aranızdaki sevginin bitmesine izin vermezsiniz, kimse bozamaz aranızı, kimse araya girmeye dahi cesaret edemez. Ne zaman yardıma ne zaman insana ne zaman dosta ihtiyacınız olsa hep yanınızda bulursunuz, kendini adeta sizin için ayarlamıştır. Beraber gülüp beraber ağlarsınız, daima olumlu özellikler verirsiniz birbirinize. O sana gülmeyi öğretir sen ona kahkaha atmayı,O sana emeklemeyi öğretir, sen ona yürümeyi.. O sana okumayı öğretir, sen ona yazmayı ve bu böyle sürüp gider....
İşte bunun adına DOST derler...Hayatta hiçbir şeyiniz olmasın ama hep bir dostunuz olsun..
Dostlarınızın Kıymetini Bilin...

16 Ocak 2006

"BAYRAM DÖNÜŞÜ"

9 günlük bayram tatili....Kulağa ne kadar hoş geliyor...Tatilimizi yaptık ve bitirdik...

Bayramın ilk günü gelenler gidenler , ardından büyüklere ziyaret,ellerin öpülmesi ile bitti...
2. günü hastaydım yattım , grip olmuşum Acaba dedim kuş gribimi oldum :)))...3. günü yine hastaydım...Ama akşamına bizimkiler asıl bugün(16 Ocak) olan doğum günümü kutladılar...Biraz neşem yerime geldi...4. günü yine hasta yattım...Hafta sonu ise biraz iyiydim baya bir gezdim iyi geldi... Benimde koskoca gibi görünen ama hiçde öyle olmayan bayram tatilim böyle geçti...
Bugün iş yerinde doğum günüm var hepinizi beklerim arkadaşlar :)

9 Ocak 2006

"KURBAN BAYRAMANIZ MUBAREK OLSUN"



Eskiden yani ben 7- 8 yaşlarında iken , bayrama bir ay kala kesilecekkoyunların bağırması hoşuma giderdi ...Ama bir yandan da üzerdi beni...

Hoşuma giderdi...Çünkü bayram için alınan kıyafetlerimi, ayakkabılarımı giymek için can atar yatağımın köşe başında dururdu...( Ne güzel günlerdi) Üzülmem ise ; Koyunlar yine kesilecek , kesilirken yine benim gözümün içine bakacaklar...Kesilmek istemiyormuşcasına bana yardım et diyeceklerdi ama ben yine bişey yapamayacaktım...

Şimdi ise o bayramların iç heycanı yok...Ya ben büyüdüm ondan farklı ya da gerçektende heycan vermiyor...Koyunların sesi bile duyulmuyor :(

ŞİMDİDENHEPİNİZİN KURBAN BAYRAMINI KUTLAR , HAYIRLARA VESİLE OLMASINI VE İSTEDİĞİNİZ GİBİ BİR BAYRAM GEÇİRMENİZİ DİLERİM ...

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

"KUĞULAR"



Adeta zerafetin ve asilliğin birleşiminin estetik anlamda bir hayvana yansımasının en üst seviyede oluşumunun örneği....Ona hayvan demenin kaba ve kulağa hoş gelmeyen bir sedası var...sanki konuşmamayı seçmiş, içinde türlü gizler barındıran hapsedilmiş prenses o...

Hayvan olarak zaten güzel , zarif , narin ve bilumum sempatik duyguları uyandırıyor...Doğada ender rastlanır bir yaratık olmasına rağmen tüm şair , yazar , müzisyen tayfasına ilham teşkil etmesiyle nam salmıştır...
Latincesi cygnus olor...Gözleri sürmelidir...

28 Aralık 2005

"YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN"




BEMBEYAZ YAĞAN BİR KAR,
NE YAŞANMIŞSA YAŞANSIN ÖRTER GEÇMİŞİN HATALARINI...
YENİ BİR GELECEK SUNAR BİZE VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ...
HERKESİN YENİ YILINI ŞİMDİDEN KUTLAR , YENİ BİR YILIN SİZE MUTLULUK,BAŞARI VE SAĞLIK GETİRMESİNİ DİLERİM..
İZMİRLİ KUĞU

26 Aralık 2005

"UĞUR ARSLAN" süper bir şiir


Deniz Feneri

Sen, Deniz Feneri ,
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun ,
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin Gazetelerdeki terör sayfaları
Ve Haliç tersanelerinde korsanlar Evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar...
Her sokağın başında anaların isyanı dururdu.
Ve günler kısa ama geceler uzun olurdu.
Bir kurşun bir liraya
Ve bir hayat bir kurşuna mal olur,
Senin doğduğun yerlerde İnsanlar can evinden vurulurdu.
Sen Deniz Feneri,
Sarayburnu'nun dimdik delikanlısı
Yavuz zırhlısında deniz piyade eri Yetmişikiye dört çakı gibi asker
Arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
Ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan...
Yıkar mı bizi bu sevda!
Bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam?
Hadi kalk!Eski günlerde olduğu gibi Karanlığa yine ışık yak!
Arka bahçedeki mahalle kavgalarında Kaşına sapan taşı geldiği günden beri
Hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
Can dostum ve kan dostum
İster kalbine gömdüğün sevdamın aşkına
İster Allah'ın aşkına Kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize
Savaşmak ne güzel bir şey uğruna Ve yeniden âşık olmak...
Ve Sen Deniz Feneri Sarayburnu'nun dürüst delikanlısı
Kalbine gömdüğün aşkın
Gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle
S enin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı
Ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı.
Deniz Feneri ,
Unutmadık o günleri Sevdamız yüreğimizde gizli kalır
Ve mahallenin kızına âşık olmak Ayıp sayılırdı
.Bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
Ve dünya dedikleri şey yalandı...
Paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
Ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
Silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
Tesbihi çekmek, silahı saklamaktı
Yazık...
Gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi
Sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar
Artık senin işin değildi...
Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı
Ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
Ne de geleceğe satılan aşklar
Sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla
Gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri
Suçüstü yakalanırken en güzel umutların
Gözlerini bir ihanet anında açmışlığın
Ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını..
Hey Deniz Feneri!
Parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı
Çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde
Sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı...
Gidiyorsun belki Deniz FeneriSana "kal" diyemem giderken
Sevmek kadar ölmek de kader
Ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
Gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün...
Uğur Arslan

20 Aralık 2005

"Güzellik , Eğitim ve İnsanlık"

Arkadaşlar bunca genç yaşıma rağmen benimde güzellikle , eğitimle ve insanlık ile ilgili bir çok örneklerim oldu...

Sizce ;

  • Güzellik tek başına bir anlam ifade eder mi ?
  • Sadece eğitim almak insanı insan yapar mı?

Ne kadar güzel olursan ol herkese karşı içinde kötülük, kin , nefret ve kıskançlık olsun ne işe yarar ki ? Önemli olan samimiyetlilik , içtenlik ve doğallıktır...Bunun gibi bir çok özellikler... Böyle davranmak ki gerçekçi olarak yapmacık değil güzelliğine güzellik katar...

Eğitim almak gerçekten önemli ama tek başına eğitim almak bir işe yaramaz...İnsanı insan yapmaz... Yanında insanlık eğitimide almak gerekir...Eğitim bizler için ne kadar gerekli ise insanlık da bir o kadar gereklidir...Mevlana'nın bir sözü vardır... Hepimiz biliriz biz bu sözü " Ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok , ne elbiseler gördüm içinde insan yok"

19 Aralık 2005

Bunu Biliyormuydunuz? ("Hz. Mevlana" )

Hz. Mevlana'nın , Müridi Siraceddin'in evinde misafir kaldığı gün sabah kadar namaz kılıp rabbine niyazda bulunması üzerine , Müridinin;
"Sultanım sabah oldu.Bir nefes dinlenseniz"
diye ricada buunduğunu ....Bunun üzerine Hz.Mevlana'nın ;
"İyi ama ,eğer biz de uyursak bunca uyuyana kim imdat edecek"
diye hikmetli bir cevap verdiğini biliyormuydunuz?

14 Aralık 2005

"YALNIZLIK"

Güneş çoktan yok oldu gökyüzünde...Umutlarım yıkıldı yine...Zamanı durdurmak istiyorum ama bir türlü durduramıyorum...Odamın içindeki sessizlik beni büsbütün kahrediyor...Ama yinede zorlukla nefes almaya çalışıyorum...Yatağıma uzanıp yattığım an yılların verdiği acıların yüreğime biriktiğini hissediyorum...sessizliğin ne kadar acı , hayatın ne kadar acımasız olduğunu işte o an anlıyorum ...

Veee sonra düşünüyorummm kiii bu dünya tek başına çekilmiyormuşşş...
İzmir'li Kuğu

8 Aralık 2005

"Temizlik Hastalığı"

Bendeki bu temizlik hastalığı birgün beni öldürecek...Yaa var mıdır? benim gibi olan...Temizlediğim yerleri tekrar tekrar temizlemek ...ufacık bir çöpün bile gözüme çok büyükmüş gibi görünmesi...

Evde, işte , miasafirlikte her yerde titizliğimi belli etmek ....

Yani nerede ise detrjanı bile deterjanla yıkıcam :))

Bir bayan olarak kendimle gurur duyuyorum ama fazlasıda zarar diye düşünüyorum ...

7 Aralık 2005

"Kahve Molası"


Is yasaminda önemli yerlere gelmis bir grup eski mezun arkadas grubu üniversitedeki hocalarindan birini ziyarete gitmis. Cesitli konular konusulduktan sonra sohbet, isin yarattigi strese ve hayatin zorluklarina gelmis.
Yasli üniversite hocasi ziyaretcilerine kahve ikram etmek üzere mutfaga gitmis ve degisik boy, renk ve kalitede bir cok fincanin bulundugu bir tepsiyle geri dönmüs. Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanlari ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarini söylemis.
Tüm eski ögrenciler kahvelerini alip koltuklarina döndügünde hocalari onlara sunu söylemis: "Farkina vardiniz mi bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahali fincanlarin hepsi alindi, masada yalnizca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldi. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama iste bu demin bahsettiginiz problemlerinizin ve stresin nedeni.
Hepinizin istedigi fincan degil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldigi fincanlari gözleyerek daha iyi olan fincanlari almaya ugrastiniz. Yasam kahveyse, is, para ve mevki fincandir. Bunlar yalnizca Yasam'itutmaya yarayan araçlardir, ama Yasam'in kalitesi bunlara göre . Bazen yalnizca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çikarmayi unutabiliyoruz."

5 Aralık 2005

"HATA ÜSTÜNE HATA YAPMAK"




Bir hatayı yaptıktan sonra , tekrar aynı hatayı yapmak bana ters...Bazı insanların "olacağı varmış olmuş " düşünceleri bana göre yanlış ...Ben böyle düşünmüyorum ...
Eğer o hatayı yapıyorsan ondan dersini alıp bir daha yapmamaktır.Tabikide hatasız kul olmaz ama aynı hatayı üst üste tekrarlamak insanın nasıl bir karakter olduğunu ortaya çıkartır...

Sizcede öyle değil mi?

"BABAM ve OĞLUM"


Hafta Sonu sinemada bu filmdeydim...Gerçekten süper film olmuşşş...Tek kelime ile mükemmelll....
Bir adam ;
Bir tarafında babası , bir tarafında oğlu arada kalmak ne kadar zor bişiii....Fazla anlatmayayım filmin heycanı gitmesin.....Arkadaşlar hepinize tavsiye ederim....
Mutlaka gidin ve seyredin...

İzmir'li Kuğu

2 Aralık 2005

"Ne Çekerse anılarından çeker insan"




Düş Hekimi YALÇIN ERGİN bir yazısında şöyle der :
"Ne çekerse anılarından çeker insan"
Çok doğru söylemiş...Geçmiş dönemlerimizde yaşadığımız anılarımız ya bize acı verir ya da sevinç...Ama o artık geçmişte kalmıştır ve bir daha geri gelmiyecektir...O yüzden geçmişimizdeki anıları geride bırakıp gelecekteki hayatımıza bakmalıyız.
Peki sizlerin düşüncesi nedir? geçmişini bırakıp geleceğine özenle bakan var mıdır?
Bence çok az insan vardır....

11 Kasım 2005

FIKRA DEĞİL BENCE GERÇEK

"Adam koltuğunda, gazetede 'Gün boyu kadınların erkeklerden çok daha fazla konuştuklarını' okumuş..
Kendi de bundan şikâyetçi.. Gazeteyle mutfağa koşmuş,
"Bak.." demiş, "Erkekler günde toplam 15 bin kelime konuşurken kadınlar 30 bin laf ediyorlarmış.."
Karısı gülmüş..
- "Tabii.." demiş, "Söylediğimiz her şeyi tekrar etmek zorunda kalıyoruz!..
-"Ne dedin?.. "


bana kalırsa bu fıkra değil gerçekten alınmadır ...neden mi?
Çünkü erkekler hep bayanların söylediklerini kulak ardı edip ikinci bir defa daha söyletirler...Hatta bu bazen 3 e ve 4 de de çıkabilir :)

İzmir'li Kuğu

10 Kasım 2005

"SOKAKTAKİ MELEKLER"


Evet Sokaktaki Hayvancıklarımızdan bahsediyorum ...

Hepimiz görüyoruz hayvanlarımıza yapılan insanlık dışı , insanlığa sığmayan olayları ama hiçbirimiz yardım elimizi uzatmıyoruz...

Hayvanları sevmeyenler insanlarıda sevmezler ki hayvanları üzdükleri gibi de insanları da üzerler.Meleklerimiz bize insanlardan daha çok sadık ,daha çok arkadaş ve daha çok dosttur.

Neden İnsanlar bunu bilmezlikten gelirler ?
Hep kötü davranıp dururlar ?

BİLMİYORUM ... BİLMİYORUM... BİLMİYORUM....

İzmir'li Kuğu




18 Ekim 2005

DEPREMMM !!! (17.10.2005 PAZARTESİ)

Evet dün yaşadığımız ve bizi çok korkutan depremden bahsediyorum....

Belki 17 ağustos depremi belkide Pakistan da belkide bir çok yerde yaşanılan ve bir sürü insanın göçük altında kaldığı depremler gibi olmasada hepimizi sokağa fırlatan depremmm...

Deprem de aklımıza ilk gelen ya bina çöker altında kalırsam,sevdiklerimi göremezsem korkusu vardı...Ama Allaha çok şükür hiçbir can kaybımız olmadı...Bu da bizi sevindirdi...
Allahım bir daha yaşatmasın...
Hiç bir ülkeye...

Bütün İzmir'li lere büyük geçmiş olsun...

İzmir'li Kuğu

29 Eylül 2005

NEDENNN !!!

Eskiden yaşanılan aşklarr varmış, yaşandıkça güzelleşir , sevildikçe sevdiklerini bilirlermiş...
Ama şimdi nerdeee !!!
Birinci gün aşık olan İkinci gün terkediyorrr...

Peki nedennnnn?

Yaşamalı hayatı

Yaşamalı insan hayatı delice ,bakmalı çevresindekilere dalıp dalıp gitmeli hayallere...Pencereden bakıp güneşin sıcaklığını ayın ise ışık saçmasını izlemeli...
Geçmişi unutup geleceğe bakmalı ...

Zamanını boşa harcamamalı .

İzmir'li Kuğu

Gülümseyen Gözler

Gülümseyen gözlerle bakmalı hayata.Fotoğraflar mutlulukları yansıtmalıRenklerinde coşkuları olmalı çocukluğunSeyrinde dalıp kaybolmalı anıların, umutların. Düşündürtmeli tüm hüzünleriİçini burkmadan acıların.Hayalini kurmalı yarınların ve düşürmeli arzuları yakamozlara.Göz kırpmalı hayat denizin çığlığında.Suları durgun ve mavi.Fotoğraflar açlığı yansıtmalı.Güzelliklere, saygıya , dostluğa, doğaya , duruluğa.Rüzgar kokusunu getirmeli yamaçlardan.Saflığın timsali papatyaların.Sarısında hazan gülleri olmalı,şiddetinde gözleri. Bakmalı yeşili çayırların. Fotoğraflar bizi yansıtmalı Önce insanlığı ,sonra mantığı,sonra sevdaları.