28 Mart 2007

"Hz. Muhammed (S.A.V.) buyurmuştur ;"

Aşağıdaki sözü takvim yaprağında gördüm, çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim, gerçekten doğru bir söz …

Hz. Muhammed (S.A.V.) buyurmuştur ;

“Üç şey vardır ki, bunlardan biri kimde bulunursa, namaz kılsa da, oruç tutsa da münafıktır. Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz kendisine verilen emanete hıyanet eyler” Yine buyurdu;

Söz vermek borç gibidir, kaçmamak lazımdır…

Evet insan söz vermeli ama asla sözünde yalancı çıkmamalıdır.Bediüzzam’ın ifadesiyle” yalan söz kafirdir. Yalan kafir sözüdür Müslüman’a yakışmaz…

Bu arada yarın ki (30.03.2007 Cuma) Mevlid Kandili Peygamberimizin(S.A.V) doğum günüdür. Hepimizin Kandili Mübarek Olsun.

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

26 Mart 2007

"Manisa Mesir Şenlikleri"

Yine kaç gündür siteme bakamadım...Cuma ve c.tesi hastaydım...C.tesi akşamı Manisa'ya gittim Mesir şenlikleri için...Çok güzel ve çok hoş görüntüler vardı...Anacık-babacık günüydü, kalabalıktı...Nişanlım ile çok güzel vakit geçirdik :)

Mesirler, altta resimleri olan caminin minarelerinden ve üstünden atıldı...Umarım seneye yine izleme fırsatımız olur...Kanuni'den tutun Tarzan'a kadar hepsi vardı...Padişahlardan bir tanesi de Vatan Şaşmazdı :)
Bu arada Mesir macunu kapamadım, kenardan izledik...İnsanlar kapabilmek için şekilden şekile girdiler...

Not: Resimleri uzaktan çekebildim, yakına gitseydik ezilebilirdik :) Bazı resimler ise nişanlım ile gezdiğimiz yerler :)



Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

19 Mart 2007

"Hafta Sonu"

Hafta sonu hava çok güzeldi, üstümüze ceket bile giymeden dolaştık etrafta, hatta dondurma bile yiyebildim üşümeden bu sıcak havayı değerlendirmekgerekiyordu, bizde bu görevi yerine getirdik :) Doğru Kısık’a gittik..(İzmir’de oturan arkadaşlar bilirler)

Eniştem Mobilyacı olduğu için Kısık’ta da yerleri var, Bu Pazar çalışacaktı.Nişanlımda eniştemle birlikte gitti, biz ise Kısık’ta oturan arkadaşımıza gittik…Kısık Mobilyacılara çok yakındı gittiğimiz yer…Çok güzel eğlendik, ormanda gezdik, ormana piknik yapmak için gelen çoktu hava güzel tabiî ki millet değerlendirmiş…Kuş sesleri cıvıl cıvıl ay ne hoştu, sanki yaz mevsiminde idik.
Okey oynadık, ikiye iki tabiî ki biz yendik…Severim okeyi, iyide oynarım hani :)(Övünmek gibi olmasın)

Akşamüzeri 5 gibi eşlerimizin yanına gidip bir neskafe içip oradan çıktık, Kendimizi Gaziemir Metro’da bulduk…Önce karnımızı doyurduk, temiz havadan mıdır nedir? Dün öyle çok yedim ki anlatamam …Zaten aldığım o iki kiloyu da verdim :))

Metro’da çok gezdik , çok güzeldi…Hatta bir sürü bilmediğimiz şeyler bile dikkatimizi çekti.

Metro’dan 21.30 gibi ayrıldık, eltime gittik çok güzel karşıladılar abim ve yengem…Muhabbet muhabbet bir baktık saat epey geçmiş ve herkes esnemeye başlamıştı, bizde artık kalktık…Bir haftayı da böylelikle bitirmiş olduk, güzel ve neşeli bir hafta sonu oldu :)Önümüzdeki hafta sonu Manisa’da mesir macunu şenlikleri varmış, sanırım önümüzdeki hafta da Manisa’dayız…

Umarım sizlerinde hafta sonu güzel ve neşeli geçmiştir

İyi haftalar

Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

14 Mart 2007

"3 yaşındaki Yiğit Hamza Aydın"

3 yaşındaki Yiğit Hamza Aydın, 4 yaşında İstiklal Marşı'nın tamamını okuyarak büyük ilgi gören Suğra Bal'a rakip. İşte Mehmet Akif'i tanımayan büyüklere ibretlik görüntüler...

Aferin benden bu koca YİĞİT'e :)

http://www.herice.com/mail/1161/

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

12 Mart 2007

"Vazgeçemediklerim"

ÇiçekliBahçe'm beni sobelemiş, hemen sorularını cevaplıyorum :)

Hayatta vazgeçemediklerimden 5 tanesi :)

*Ailem,

Onlarsız bir hayat düşünemem…Onların şirin, tatlı ama bir o kadar da cadı kızlarıyım ben :) Tabiî ki ailemin içinde nişanlım, kendiside benim ailemden bir parçam hatta benim yarım diyebildiğim aşkım, onsuz hayat ölüm olsa gerek…


*İzmir’im,

Canım benim, güzel şehrim, denizi ile güneşi ile mis kokan şehrim…


*Deniz’im

Vazgeçmem, bana deseler senin yerin artık deniz burada kalacaksın, hiç tereddüt etmeden kalırım…O kadar hayranım denize..Keşke ismimi Deniz koysalarmış :)


*İşyerim,

5 yıldır aynı yerdeyim, beraber güldük, beraber mutlu olduk, beraber üzüldük….Vazgeçemediklerimden bir tanesi….


*Alışveriş Tutkum,

Vazgeçemediklerimden bir tanesi daha, nerede üzerime yakışan bulsam duramam, o an param olmazsa mutlaka birkaç gün sonra alırım ama kendimi ona göre ayarlayarak tabiî ki :)

Bende ;
  • Kubiş
  • Candan
  • Renkler

sobeliyorum, buyurun cevaplayın :))

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu


8 Mart 2007

"Bugün Dayımın Ölümünün 1. Yılı ve Kadınlar Günü"

Bugün dayımın ölümünün 1. yılı …
Ne tuhaf ki onsuz bir yıl geçti acısı ile tatlısı ile…
C.tesi günü mevlidi okunacak…Cuma akşamı Antalya’dan dayım ve yengem geliyor mevlit için…
Allah dayıma ve tüm ölenlere rahmet eylesin :( Bütün ölmüşlerimiz için bir fatiha okuyalım, belki bazılarının arkalarından okuyanları bile yoktur…

Bu arada Tüm Dünya Kadınlarının Kadınlar Günü Kutlu Olsun....

KADIN
Kimi der ki kadınuzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.Kimi der ki hamur yoğuran. Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.

Nazım HİKMET

Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu


5 Mart 2007

"Hava Çok Güzel"

Geçtiğimiz hafta üzücü olayla sayfamı kapattım…Bugünde istedim ki güzel bir hafta sonumu sizlerle paylaşmak…

C.tesi akşamı ablamlar ile dışarıya çıktık…Önce İncir altı ‘n da ki Öz dilek’e uğradık, çok güzel şeyler vardı, hepsi çok hoşdu…Ya ben böyle yerlerde gezmesini çok seviyorum…Desenli kilimler vardı, ablamla ikimizin çok hoşuna gitti..Tam şark köşelik kilimlerdi, beğenip aldık tabiî ki…Oradan çıkıp Sahilevlerin’e gittik ama hoşumuza gitmedi, hatta :))) nişanlım arabayı kullanıyordu yanında eniştem oturuyordu, eniştemin kapısını açıp buyurun yerimiz var gibi söz ettiler şaşırdık, gülmekten de öldük, sonra en güzeli bizi Turkuaz paklar dedik , doğru oraya gittik yemek yedik ve ay tutulmasını az da olsa izleme fırsatı bulabildik…:)

Pazar günü annemlerle kahvaltı edip dışarı çıktık, teyzeme gittik (nişanlımın) yarım saat falan oturduk, oradan kalkıp Foça’ya gezmeye gittik çok da güzel geçti…Foça çok sessizdi ama deniz süperdi, hava süperdi…Foça’ya giderken arabanın klimasını bile açtık :) Orada yemek yedik…18.30 gibi de İzmir istikameti için yola çıktık…2 gün çok güzel eğlendim, çok harikaydı bir başkaydı bu hafta…Bu gezme işi bana çok çok iyi geldi…Hiç te sevmem ya gezmeyi :ppp

Sizler neler yaptınız?
Sizlere iyi bir hafta diliyorum
Kendinize iyi davranın….

Sevgilerimle,
İzmir’li Kuğu

1 Mart 2007

"Çok Üzüldüm :(((("

Çok üzüldüm ben bu tatlı kıza:(((( allah yattığı yeri nur etsin, haberini okurken gözyaşlarımı malesef tutamadım...Allah kimseye evlat acısı vermesin...Allah Rahmet Eylesin...Ailesine allah sabır versin ...

"Bahçelievler'de ağzı kontrplakla kapatılan rögara düşen küçük Dilara'dan geriye evinde müzik eşliğinde dans ederken çekilmiş görüntüleri kaldı.Talihsiz kızın yakınları, olaydan sorumlu tutulan firmaya tepki gösterdi.Şirinevler'de Tavukçu Deresi Islah çalışmaları sırasında ağzı kontrplakla kapatılan rögara düşen 5 yaşındaki Dilara Dumlu toprağa verildi. Talihsiz kız gözyaşları içinde Kocasinan Mezarlığı'nda toprağa verilirken, acılı arkadaşları ve mahalle halkı olaya neden olduğu öne sürülen firmaya tepki gösterdi.Küçük kızın arkadaşları ve yakınları, "Olaydan önce bu tedbiri neden almadılar? Kaç gündür rögara kapakları açık. Bugün kazanın ardından gelip taktılar. Olay günü annesiyle birlikte doğalgaz parasını yatırmaya gidiyorlardı. Onlara doğru gelen arabayı görünce kenara çekildiler. arkadan gelen Dilara üzerinde karton olan kuyuya düştü" dedi.Küçük Dilara'dan geriye ise, evinde müzik eşliğinde de dans ederken çekilmiş görüntüleri kaldı."

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

27 Şubat 2007

"Şambali"


Bu aralar her şeyden mutlu oluyorum, nedenini sorarsanız bende bilmiyorum ama içim kıpır kıpır..Boğazlarım şişecek galiba ama o bile engel değil nedense :)

Bugün öğle yemeğini iş arkadaşlarımla yedim… Eskiden beri dürümcü olan Emin abimize gittik, ben tek dürüm yedim, zaten bu ara eminim ki 2 kilo aldım Fazla yememem gerekiyor…

Yemek yerken konumuz SSK doktorları idi… Hastalara karşı davranışları hiç hoş olmayan tavırlardı… Hepimizde bundan şikâyetçi idik…

Yemeğimiz bittikten sonra konuşa konuşa iş yerimizin sokağına geldiğimizde saatimizin daha erken olduğunu söyleyip
Mutluluk Arayanlar bize şambali ısmarlayacağını söylemedi biz yanına yaklaşınca farkettik. Şambalicimizin yeri bizim iş yerimizin az ilerisinde minibüs ile satan bir adamcağız… Adamcağız dediğime bakmayın kravatlı falan hoş giyimli biri… Bu şambaliden biz her yaz her gün yerdik, çok da nefis bir şambalisi var, adamcağızın ellerine sağlık J Dedesinden kalma işmiş bu iş, babası da devam etmiş, sıra bu adamcağızdaymış ki adamda 55-60 yaşında var yani, kim bilir kaç yıl oldu…

Neyse şimdilik bu kadar
Hepinize şambaliyi tavsiye ederim
Afiyet bal şeker olsun

Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

24 Şubat 2007

"2005 Yaz Tatilim"

2005 Yılı Ağustos ayında Antalya’ ya yani Kemer-Kiriş’te bir hafta tatil yapmaya gitmiştim, acaba tatilim nasıl geçecek diye çok merak ederken, bir baktım ki tatilim bitmiş İzmir’e dönmüşüm :) sağ olsun benim Pınar Aylin yengem bana hiç yabancılık çektirmemiş ki cimcime kızı beni ve kardeşimi hiç yalnız bırakmamıştı…

Hep beraber denize saat 11 gibi gider akşamüzeri 7 gibi geri dönerdik, o yüzden İzmir’e geri döndüğümde hem kara marsık:) hem de feci şekilde hasta olmuştum yazın ortasında…Beni yabancı sanarlardı... Yengem, çok beyaz olduğu için güneşte fazla duramazdı, gündüz pek görüşemezdik ama gece saat kaçlara kadar hep beraberdik muhabbet eder, eskilerden konuşur bunun yanı sıra fıkralar bile anlatır gülmekten ölürdük…

Yengemin cimcime sarı papatyası da ve benim yakışıklı prensim bizim konuşmalarımıza katılır, çok güzel ve komik fıkralar anlatırdı, gülmekten kırıp geçirirdi bizi… Çoğu fıkrayı sarıpapatyamız sayesinde öğrendik ben ve kardeşim :) Sarı Papatya ve benim dünya yakışıklısı prensim ( kardeşim ) bir sabah kahvaltı hazırlamaya koyulmuşlar, balkona masa çıkarılmış, üstünde yok yok, bizi kaldırdılar manzara süperdi, bizden aferinleri aldılar… Masaya nazar mı değdirdik ne, kendileri için hazırladıkları sütleri döktüler tabi biz orada koptuk :) Acaba bir daha öyle güzel tatil yapar mıyız bilinmez :)

Dayım, Antalya’da Rixos Premium otelde Muhasebe Müdürü, biz yengemle hep bir araya geldik mi keşke İzmir’ e yerleşseniz diye konuşuyoruz ama sanırım olmayacak duaya âmin diyoruz. Olsun bizim içinde daha iyi, tatil yerimiz Antalya…
Bekleyin bizi, inşallah bu yaz bir şey olmazsa sizdeyiz balayında… Artık dayım kendi otelinden bir yer ayırır bize: ppp
Öptüm seni, dayımı ve küçük sarı papatyamı
Not: Sarı papatyam 13 yaşında ama o büyüse bile benim küçük, cimcime, sarı papatyam olarak kalacak:) 13 yaşında olduğuna bakmayın, ben büyük gösteriyor maşallah kızıma :)
Dünya yakışıklısı prensim ise 14 yaşında prensim büyüse bile benim gözümde dünya yakışıklısı prensim olarak kalacak :)

Foto benim nişanda çekilmişti, dayım ne yazıkki çalışması gerektiği için gelememişti…

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

21 Şubat 2007

"Midye"


Dün 1. cemre havaya düşmüş, bu demek oluyor ki havalar artık ısınacak daha kışı görmeden. Geçen yıl kışı güzel yaşamıştık ama bu yıl kış geldi mi gelmedi mi hiç anlamadık…

Dün akşam kardeşimle canımız midye istedi gittik almaya üçyol metronun orada…Önce midyeyi aldık sonra bir baktık çiğ köfte var hadi ondan da alalım dedik …Eve geldik sadece biraz yiyebildim çünkü o kadar acı idi ki, daha fazla yiyemedim…Normalde acıyı severim ama çiğ köftede maalesef yiyemedim :)


Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

19 Şubat 2007

"Tebessüm"

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın zamanda kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırlayarak ona bir not yazdı ve yolladı.

— Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğle yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.

— Garson kız ilk kez aldığı bu bahşişin bir kısmını akşam eve giderken her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.

— Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki... İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra bir apartman bodrumundaki odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce kucağına aldı.

— Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşturdu.

— Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı, bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı...

— Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp ölümden kurtardılar...

Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir tebessümün sonucuydu...

15 Şubat 2007

"Aşkım'ın Bana Sevgililer Günü Hediyesi"

Dün, gündüz süper yağmur yağdı buraya, seyretmeye de doyamadım. Özlemişim, epey den beri yağmur yüzü görmedik iyi oldu, bugün hava günlük güneşlikti sabahtan ama şuan bozacak gibi yine bulutlandı... İnşallah öyle yağmur bir daha yağar:)

Dün akşam çok güzel vakit geçirdik, gezdik, yemek yedik, kahve içtik, Konak Pier’e gittik, Kordon’da gezdik, Özsüt’e gittik, Kordon'da Üsküdar Çaycısına gidip nargile içtik, ben tabi her içdiğim de öksürdüm, mis gibi elma kokuyordu, kokusuna aldandım canım :p... Yani kısacası girip çıkmadığımız yer kalmadı. Her yer insan kaynıyordu, sanki bahar gelmiş gibiydi. Önce üşüdüm ama daha sonra çok sıcak oldu hava. Kordon, hınca hınç doluydu birde bunun üzerine fener’in maçı eklenince artık her yer dolmuş, içeriye girip oturacak yer kalmamış… Çok güzel kalpli, kırmızı balonlar vardı, her yer kırmızı balonlarla doluydu.


Aşkım, yanıma gelir iken çiçekle gelmiş, çiçeğimi iş yerinde bıraktım gezeceğimiz için… Dışarıda epey bir dolaştıktan sonra, cebinden bir paket çıkardı ve bana verdi tabiî ki şaşırdım, açtım içinden çok güzel, çok şirin ve kibar bir yüzük çıktı. Üstünde üçtaş var, ucunda kalp ve kalbin içinde 3 taş daha var, pekte yakıştı parmağıma, inanılmaz keyif aldım yüzüğü taktığımda… Zaten kibar olan her şeye bayılırım… Resmini çektim, yanındaki yüzükler ise kalın olan nişan yüzüğüm, ince olan söz yüzüğüm… Teşekkür ederim AŞKIM

Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

13 Şubat 2007

"Hafta Sonu" ve "14 Şubat Sevgililer Günü"

Sinir oldum ya blogger sayfası açılmıyor, şifremi belki elli sefer girdim ama olmuyor arada bunu çok yapıyor, nedendir anlamadım, sinirden de öldüm o yüzden yeniye geçtim umarım iyi yapmışımdır :)))

Hafta sonumuz süper geçti, c.tesi günü gündüz aşkımla gezdik, Kordon’a gittik, neskafelerimizi içtik, akşamına abimize(nişanlımın) yemeğe gittik, çok güzeldi, çok eğlendik… Yengem yemekler hazırlamış, kekler yapmış, tatlılar yapmış kısaca her şey mükemmeldi… Yengemin kız kardeşi de vardı, eşi ve kızı ile aman kızı bir tatlı bir tatlı anlatamam, hayran kaldım… Büyümüşte küçülmüş cimcime :))…Pazar günü sabahına bizi kahvaltıya davet ettiler, hatta biz kendimizi davet ettirdik :)…Çünkü onlar ile birlikte olmaktan çok mutluyuz, kafamız çok iyi uyuyor hiç sıkılmıyorum orada, çok iyi anlaşıyoruz eltimle :)..

Pazar sabahı kahvaltıya gittik, kahvaltılarımız bitti, kahvelerimizi içtik, e tabi geldik gezme faslına :))) Çok istedik piknik yapmayı ama bu hafta sonuna kaldı... Sonra üç erkek toplanıp bizi bırakıp İkea’ya gittiler. (Abim, nişanlım ve abimin bacanağı). Biz evde kaldık.( Ben, yengem ve yengemin kız kardeşi) E tabiî ki çocuklarda bizimle birlikte..Allahtan onlar dışarıya çıktı..Sitenin içinde olduğu için evleri hiç korkulacak gibi değil zaten kızların başında benim erkek kardeşimde gitti korumaya :P Sonra bizimkiler telefon açtılar sizide alalım diye ama küstük gidermiyiz hiç, yemekleri yaptık, soframızı hazırlarken geldi bizimkiler ama biz üçümüzde bakmadık hiç yüzlerine, sonra ister istemez konuştuk tabiî ki ne yapcan :))) meğerse varmış gitmelerinin bir sebebi, abim yengeme bu dört kat yapıp ütüleyen ütü varya işte ondan alıcakmış 14 şubat sevgililer günü için ama tabiî ki almamış gibi yapıp iş yerine postalayacakmış ne güzel :))

Ben Aşkıma 14 Şubat Sevgililer Günü hediyesi olarak, çok güzel kıyafet aldım, hepsi birbirine uyumlu… Pantolonu, gömleği ve üzerine yün ceketi, çok da yakıştı hatta tam üzerine oturdu benim yakışıklı aşkıma… Güle güle giy BİRTANEM…

Yarın akşam Aşkım gelicek, umarım güzelce eğleniriz :)

Bu arada herkesin 14 Şubat Sevgililer Gününü Kutlarım...

İyi Bakın Kendinize

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

9 Şubat 2007

"29 Nisan 2007 Pazar, Saat 15.30"

1 haftadır nikâh işlemleri ile uğraşıp durduk ama sonunda hallettik… Geçtiğimiz hafta Pazartesi günü sabahtan kan vermeye gittik çok acıdı kollarımız, benim hafif morardı ama aşkımın kötü olmuş, baya baya fazla morarmış…Yazık birde kulağının arka kısmından da ufak bir operasyon geçirdi, kıyamam ona iki acı bir aradaydı... İki gün sonra tahlillerimizi alacağımızı söylediler ama biz Perşembe günü yani dün müsait olduğumuz için ancak gidebildik…( Tahlillerimizin hepsi tertemiz çıktı, maşallah çok sağlıklıyız)Oradan oraya, buradan buraya derken akşam üzeri işimizi halledebildik, çok yorulduk ama zevkle yaptık hep…

Bildiğiniz gibi biz nikâh tarihimizi 6 Mayıs istiyorduk ama maalesef 6 Mayısta kapalı olduğu istediğimiz tarihe alamadık, 1 hafta öncesine aldık yani 29 Nisan 2007 Saat: 15.30 ‘da beklerim :) Düğünümüzde 14 Temmuz 2007, Önce biraz üzüldüm 6 Mayıs olmadı diye ama sonra geçti, nasıl olsa düğün tarihimiz istediğimiz tarihte hiçbir sorun yok, herkes her şeyden, birbirinden memnun önemli olan da o zaten… Hepimiz Allah’a çok şükür çok mutluyuz…Bunlar aklıma gelince üzüntüm birden geçti :)
Kendinize iyi bakın
Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

6 Şubat 2007

"Burada Bir Garip Mezar Var"

ŞEHİTLER ÖLMEZ


Hrant DİNK’ in ölümünden sonra yaşananların ardından, VATAN’I için (adını bile sonradan öğrendiğim) DİYARBAKIR Lice’de şehit olan J.Komd. Astsb. Kd. Çvş. Kadir AYDIN’A ithafen yazılmıştır. Ruhun şad olsun.

EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM

Ey koca dünya bende öldüm,
Belli ki hiç birinizin haberi yok,
Hem de DİNK’ ten sadece bir gün önce,
Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadın…Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya,
Halk’ta toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla,
Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika’da kınamadı ölümümü,
Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka, hiçbir yere…

Hâlbuki benim adım öz ve öz Türkçe idi,’’ Kadir AYDIN,,
Okunması, söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı,
Ama anmadı beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi,
Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka…

Ben gencecik fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş,
Ve soldurdular beni Lice’de, hayatımın baharında,
Beni de vurdular, ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama

Bulamadılar beni vuranları 32 saatte, belki de hiç aramadılar…

Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm,
Ben Türk’tüm, adım Türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse,
Bir kez bile manşet de olmadım ya o gül yüzümle gazetelere,
İşte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…


’’Sitemim Hrant Dink’ e veya Ermeni Cemiyetine değil,
onlara bizden çok değer verenleredir.’’

alıntı...

Sevgilerimle

İzmir'li Kuğu

1 Şubat 2007

"Hepimiz Ermeniyiz Diyenlere Duyurulur"


Hepimiz ermeniyiz diyenlere duyurulur;
HEPİMİZ MEHMETÇİĞİZ;
BİR ERMENİ ÖLDÜ ON BİNLER YÜRÜDÜ,
HER YIL BİNLERCE ŞEHİT VERİYORUZ,
HANGİNİZ YÜRÜDÜNÜZ....
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

29 Ocak 2007

"Hafta Sonu Keyfi"

Hafta sonunda arkadaşımıza davetli idik, ama nişanlım pazar günü çalışacağı için malesef gelemedi. O yüzden biraz üzgündüm ama sağolsun arkadaşlarım ve ablamlar beni mutlu etmesini bildiler, gelmesini çok istemiştim sonuçta iş...Artık başka zaman hep beraber oluruz...

Arkadaşımıza, ablam, eniştem ve ben gittik...Biz ablamla erken gittik, muhabbet ettik, yemekler hazırladık, eniştem iş çıkışı geldi, arkadaşımızın eşi evdeydi, birgün öncesi gece mesaiyeye kaldığı için sabah gelmiş...Yazık adamcağızı bir düzgün oturtmadık...Yok şunu al gel yok bunu al gel eminim ki adamcağızın başı dönmüştür :) Çok konuştuk, çok güldük iyide oldu, stres attık :)))
Pazar günü, aşkımı akşam beklerken öğlenden sonra geldi, çok güzel bir çiçek yaptırmış...Immmm Misler gibi kokuyordu....Dışarı çıktık nasıl soğuktu dışarı ağzım burnum dondu ki hala daha devam ediyor soğuk...İnciraltın'a gittik güneşliydi deniz süper görünüyordu masmavi idi....Sonra geri döndük ablamlar aradı, onlara gittik "Dondurmam Gaymak" filmini izledik gülmekten öldük...Aslında ders verici bir film ama bir o kadarda çok komikti :))))))))))) Hala aklıma bölümleri geldikçe gülüyorum :))
Geçtiğimiz haftayıda böylece sağ salim, güzel,komik ve eğlenceli bir şekilde bitirmiş olduk :))
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

24 Ocak 2007

"SOBEEE :)))"

Sevgili Yaz’cım beni sobelemiş... Hayatım ile ilgili bilmediğiniz 5 şey ne olabilir acaba? Bakalım görelim;

1- Güzel giyinmesini, uyumlu giyinmesini ve o giyinmeye karşı uyumlu makyaj yapmasını çok severim, bu yüzden nişanlım beni çok bekler ve sinir olur :) Özel günlerde nişanlım ile de uyumlu giyinmesini ve kıyafetlerimizin birbirine uymasına çok dikkat ederim…

2- Küçüklüğümden beri büyüğünce ne olacaksın dediler mi? Hemşire derdim hep, hala daha içimde var…

3- Çabuk alınırım, çabuk ağlarım, sulu gözlüyüm bu huyum iyimidir kötümüdür bilmiyorum…Sevdiğim (canımı bile verebileceğim) insanların beni üzmelerine, bana kırıcı davranmalarına dayanamam, hemen üzülürüm ama bu sevmediğim kişiler için geçerli değildir, banane der geçerim…

4- Ütü yaparım, ne var ne yok aklınıza ne gelirse ütülerim. Bazıları gıpta ile bakar, bazıları delimisin sen der uğraşacak başka bir şey bulamadın mı derler ama ben kıyafetlerimin hepsini ütülü giymesini severim...

5- Çok çabuk soğurum insanlardan, bana ters gelen bir sözden, bir hareketten… İnsanlarla çabuk diyalog kurarım amaaaa arkadaş olmaya gelince önce, onların hareketlerine ve konuşmalarına bakarım eğer bana ters ise araya mesafemi koyarım…

Bende izninizle Güloş, Age, ve Sevilay'ı sobeliyorum...
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

23 Ocak 2007

"Yoğunluk"

Uzun zamandan beri sayfama girip birşeyler yazamadım...Bir yandan fişler, bir yandan ingilizce kursu ve ödevleri bir yandan da şirketin işleri....Vallahi çok yoruldum fişler dün son gündü ve bitti...Bu arada bende bittim ...Kimseyi dolaşamadım ama bugün herkesi dolaşıp hallerini hatırlarını soracağım, çok özledim sayfamı ve sizleri...

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

16 Ocak 2007

"BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM"

Hafta Sonum bir harikaydı....
Asıl bugün olan (16.01.2007) doğum günümü hafta sonu ailelerimizle kutladık...Benim ailem ve nişanlımın ailesi...Çok güzeldi, süperdi...Çok eğlendim...Çok mutlu oldum...

Aşkım bana süpriz yaparak resimde görmüş olduğunuz pastayı yaptırmış, çok şirin ve cici bir pastaydı...Pembe gülleri vardı...Ben ve herkes pastamı çok beğendi...Canım Aşkım Seni çok Seviyorum, teşekkür ederim herşey için :)Hediyen için ve Yandaki cbox da doğum günümü kutladığın için, bu daha çok süpriz oldu bana :)
Çok güzel hediyeler aldım, çok duygulandım herkes beni ne kadar çok seviyormuş...Hepimiz çifte mutluluk yaşadık Hollanda'dan nişanlımın abisinin gelmesi ile ...Hepimizi çok sevindirdi...Kendisinin doğum günü ise benden birgün sonra yani yarın...Nice nice yıllara hepimize :))
Pazar Günü mobilyalarımızı almaya gittik...Eniştem yani ablamın eşi mobilyacı olduğu için direk oradan aldık...Çok güzel mobilyalar aldık içime sindi hepsi...Fotoğraflarını çektik ama şuan yayınlamak istemedim, evim yerleştiği zaman yayınlamak istiyorum...O zaman bakalım evimi beğenecekmisiniz?

Hepinize iyi haftalar, bana ise mutlu yıllar :)
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

12 Ocak 2007

"YORGUNLUK"

Yorgunluk kadar kötü bişi yok hayatta… Yorulursun, dinlenmek istersin, bir türlü kendine fırsat yaratıp da dinlenemezsin… Mutlaka karşına engeller çıkar…

Ne kadar engel çıkarsa çıksın mutlaka dinlenmek için, bir gün bile olsa kendimize zaman ayırmalıyız… Dinlendiğimiz de dağları aşarız ama dinlenemediğimiz zaman bir bardağı yerine kaldırmak bile zor gelir…
Hepimiz okul, iş, ev derken yoruluyoruz, o zaman bu demek oluyor ki dinlenmek şart :))

Sevgilerimle
Hepinize İyi Hafta sonları, dinlenmeden gelmeyin :ppp
İzmir'li Kuğu


8 Ocak 2007

"BAKMAK ve GÖRMEK"

Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiç bir şeyin mucize olmadığını düşünmek,diğeri ise HERŞEYİN mucize olduğunu düşünmektir.
Albert Einstein

BAKMAK ve GÖRMEK..


Eğer yukarıdaki görüntülere bilgisayarınızın hemen önünden bakarsanız, kızgın yüzün solda, sakin yüzün sağda olduğunu görüyorsunuz...
Ancak, 2-3 metre uzaklaşıp baktığınız zaman tam tersini görüyorsunuz...
Bu illuzyon, Glasgow Üniversitesi'nden Phillippe G. Schyns ve Aude Oliva tarafından yaratılmış.
Her gördüğümüz, her zaman gerçek olmayabiliyor…

4 Ocak 2007

"Bayram ve Yılbaşı Dönüşü"

Ne çabuk geldi geçti...Yılbaşı ile Kurban Bayramı bir olunca anlamadık bile ama ben yinede güzel bir tatil yaptım....Nişanlım her zamanki gibi yanımdaydı, hiç ayrılmadık...

Bayramın 1. günü sabah 7.30'da kalktım, babam ve erkek kardeşim bayram namazına gittiler, annemle biz ise babamlar gelene kadar kahvaltı hazırladık, ben hazırlandım nişanlım geldi bayramlaştık...Bana bir sürü hediye getirmiş canım benim...pekte sever nişanlısını :)))
Manisa'ya yola çıktık...Hava çok güzeldi, günlük güneşlik ve o kadar soğuk değildi...3. gününden itibaren hava bozdu ama eskisi kadar soğuk kalmadı...neyse annemlerle bayramlaştık(Kayınvalidem)...Annem ile birlikte akrabalarımızı gezdik...Akşam tekrardan İzmir'e geri dönmek için yola çıktık...Tam 12'ye 10 vardı eve girdiğimizde...On dakika sonra yılbaşı oldu...Evimiz kalabalıktı...Teyzemler, ablamın kayınvalideleri falan...Bu arada eniştem ile ablam bizi beklemekten yorulmuşlar biz gelince yüzleri gülmeye başladı :))Çok güzeldi...Yılbaşına ailece çok güzel girdik...Tabiki nişanlımla da , çünkü bu yıl nasipse bizim yılımız olucak...Hayal ettiklerimiz gerçekleşecek, bu da bizi şimdiden heyecanlandırıyor :)...
Bayram'ın 2. günü akşam ablamlarda "Tepenin gözleri" adlı korku filmini izledik ...İçim dışıma çıktı ...Midem bulandı ,birşey yiyemedim...Güzel filmdi ama mide bulandırıcı idi...(bööööö) ama yinede filmin sonu güzel bitti...İzleyen var mı? bilmiyorum...
2. günü, 3.günü, 4.günü derken bugün kendimi iş yerinde buldum...Zaten güzel olan herşey çabuk geçer...Herkes bunu böyle bilir...Olsun bu bayram da bize güzel bir anı olarak kaldı :)
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

29 Aralık 2006

"Yeni Yılınız ve Kurban Bayramını Kutlu Olsun" Nice Yıllara...

Koskoca bir yılı daha geride bırakıyoruz…2006 yılını güzelliklerle olsun,üzüntülerle olsun bitirdik, sevdiklerimizi kaybettik ama kendimizden yinede ödün vermedik…Şimdi geldik yeni bir yıla 2007 yılına…Umarım 2007 yılı tüm güzelliklerle,umutlarla, mutluluklarla dolu bir yıl olur…Hepimize güzel günler yaşatır…İnşallah barış içinde,savaşlar olmadan bir yılı daha geride bırakırız…

Amin
Şimdiden Yeni Yılınızı ve Kurban Bayramınızı kutlar, neşeli bir yılbaşı, neşeli bir bayram geçirmenizi dilerim…
Önümüzdeki yıl görüşmek dileği ile
Tüm mutluluklar sizlerin olsun
Hoşça kalın
Hepinizi sevgi ile selamlıyorum…
İzmir’li Kuğu

26 Aralık 2006

"Üzgünüz"

Yengemizi kaybettik(Nişanlımın) .... Çok üzgünüz :((( Allah Rahmet Eylesin...Hepimizin başı sağolsun...

23 Aralık 2006

"Dilenciler"

Dilenciler insanların iyi niyetini sömürmek için binbir hile yapıyor. Kameralara takılan genci takibe alan haberciler hilekar dilencinin foyasını ortaya çıkardı hem de tehdite rağmen...
Kiminin ayağı yok. Kiminin mama parası. Dilenciler insanların iyi niyetini sömürmek için binbir hile yapıyor. İşte onlardan biri de yağmur altında dilenen bu genç.Bacağının biri dizinden kopmuş görünüyor..Yüzündeki ifade ve yardım isteyen elleri, bir çok insanda acıma duygusu uyandırıyor Ancak görüntülendiğini farkeden dilenci bu durumdan pek memnun değil. Tüm bunlara rağmen kamera hala kayıtta Önce oturduğu yerden tehditler savuruyor. Bu da yeterli gelmeyince bakın neler oluyor...

izleyin...
http://www.herbikonu.com/video/haber_oku.asp?haber=214

herbiKONU.com

21 Aralık 2006

"Blogumdaki Müzik"

Bloguma eklediğim müzik BİNBİR GECE adlı dizinin müziği...Ne zamanlardan beri eklemeye çalıştım ama yapamadım...Sağolsun arkadaşlarım Zehra ve Candan bana çok yardımcı oldular ama neden se ben blogumda çalamadım...Sonra iş yerimden arkadaşıma gösterdim bana şöyle böyle olucak dedi ve öyle de oldu gerçekten..Kendisine teşekkür ederim...Bundan sonra öğrendim kendim de yapabilirim :))

Filmin müziği de kendisi de çok güzel...Tabikide kim yapmış müziği KIRAÇÇÇÇÇÇ..... Filmdeki Şehrazat'ı çok beğeniyorum,oyunculuğuda süper...Çok iyi bir anne karakterini oynuyor...İzlemeyenler var ise tavsiye ederim...Bence izleyin :)
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

20 Aralık 2006

"Nedenini Bilmediğim Bir Sıkıntı Var İçimde"



Bu aralar canım çok sıkılıyor, nedenini bilmiyorum... nedensiz bir sıkılma bu benimkisi..Ama en kısa zamanda geçeceğinden eminim...Arada bir tutuyor nedense böyle ...
Sanırım havalardan :(

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

18 Aralık 2006

"Declan Galbraith 'in sesinden"

Açlık,yoksulluk,savaş bunları şu anda anlayamazken bir çocuga nasil cevap verilebilir ki ...
Declan Galbraith biz buyuklerine soruyor , 'Anlatın bana 'neden'
o henüz 10 yaşında,sesi ve yorumuyla müzik eleştirmenlerinin bir numarası ,
dünyamızda yaşanan tatsız olaylara onun için özel yapılmış bir şarkı ile yanıt arıyor.

İşte size Declan Galbraith'in sesinden ufak yaşında ona ödüller getiren video klibi:
http://www.youtube.com/watch?v=_j6IBdHW_rY

Declanın sesini ve klibini gormek isterseniz linke tiklamaniz yeterli olacaktir

http://www.youtube.com/watch?v=_j6IBdHW_rY


Sarkinin cevirisi;

Rüyamda çocuklar dünyadaki her kız ve erkek çocuğu için şarkı söylüyordu.Gökyüzü maviydi, yeryüzü yeşil...Ve herkes aynı dili konuşuyordu,Zayıf insanlar bile mutluydu..Dünya her insan içindi...Anlatın bana "neden?"Herşey neden böyle olmalı?Anlatın bana neden?Başka bir şekilde de olabilirdi?Anlatın bana neden?Anlamıyorum, insanlar neden birbirini incitiyor, neden?Her gün kendime soruyorum,Büyüyüp adam olduğumda ne yapmalıyım?Benim gerçekliğim savaşa karşı dimdik durmak,Herkese kim olduğumu,Hayatımın ne için olduğunu,Ve ne yapabileceğimi göstermek...Anlatın bana "neden", anlamıyorumAnlatın bana "neden"Herşey neden böyle olmalı?Anlatın bana "neden?"Başka bir şekilde de olabilirdi...Anlatın bana "neden",Anlamıyorum, insanlar niçin birbirini incitiyor, neden?
ÇEVİRİ: Yeşim KALE

13 Aralık 2006

"Saçlarım"

Saçlarıma şöyle bir dikkat ettim de baya uzadı…Söz zamanında ve nişanda kuaförüm saçıma ne yapacağını şaşırdı minnacık saçla ama ikisini de süper yapmıştı…Düğüne kadar baya bir uzun olucak …Seviyorum aslında ben uzun saçı ,neden kestirdiysem o zaman Hülya Avşar’ın kısa saçı çok hoşuma gitmişti, gittim bir çırpıda yok ettim saçlarımı geldim :) Toplayabiliyorum artık saçlarımı, iki yandan toka takmasam da oluyor.. Ben bir daha saçımı kestirsem bile bu kadar kısa kestirmem :) Aslında iyi oluyordu yıkaması ama yok bana göre değil kısa saç :)))

Sevgilerimle
İzmir’li Kuğu

11 Aralık 2006

"Hafta Sonu Doğum Günü"

Hastalığım düzeldi çok şükür....Yine arada hapşuruk tutuyor ama olsun eskisi gibi boğazlarımda acımıyor...Hafta sonu nişanlımın abisinin kızının doğum günü vardı...10 yaşına girdi, hepimiz orada idik...Çok güzel eğlendik,güldük...Ben kızımıza dua eden bebek aldım, pembe elbiseli...Kızımız pembeyi çok sever,aynı yengesi :)) yani ben...Nişanlımın hediyesi ise daha güzeldi...Siyah büyük bir goril ve önünde kırmızı kalpten oluşan I love you vardı...Çok hoşuma gitti,yumuşacık insanın sarılası geliyor ama yakından bakınca ürkütüyor insanı :)Kızımızın hediyelerinin hepsi çok güzel ve yarısından çoğu pembe idi...Tabiki bu arada pastamızda pembe idi...Balerin kızlar vardı üzerinde...Resimdeki o pasta değil ama renk pembe şimdilik idare edelim :))Fotoğraf makinamı evde unuttuğum için,resimleri sizlerle paylaşamadım..Yoksa yayınlayacaktım...

Pazar günü, hava çok güzeldi İzmir'de...Güneşli ve sıcaktı ama biz malesef dışarı akşam üzeri çıkmak zorunda kaldık...İş yerimde temizlik vardı..temizlikçi kadın c.tesi gelmedi,bizim iş yerinde tadilat vardı o yüzden pazara kaldı, bizde pazar günü buralarda bekledik ama olsun dışarı çıktığımızda hava yine iyiydi...Kordon boyunda dolaşık nişanlımla,sonra gittik yemek yedik...Saatler öylece geçti...Güzel bir iki gün geçirdik :))
Bugünden itibaren yağmur varmış, ayy yağsın özledim ben yağmuru zaten yağmurlu hava oldum olası çok hoşuma gider...Yağsında yağmuru bekleyen köylülerimiz bayram etsin :)
Hepinize İyi Haftalar
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

8 Aralık 2006

"Grip Oldum"

Hastalandım…Grip mi oldum desem yoksa demesem mi? Çünkü ben grip aşısı vuuldum olmamam gerekirdi…geçen yıl ne güzel olmamıştım ama havalarada pek güven olmuyor ki…Hapşurmaktan mahvoldum vallahi yaaa...Bir sıcak bir soğuk nasıl giyineceğimizi şaşırıyoruz …Dün gittim kan grubumu öğrendim, bilmiyordum…Ha bu gün ha yarın derken nasip düne imiş..Kan grubum A rh + imiş…Çingene kanı diyorlarmış…Çok güldüm :)))) Babamın kanıda aynı ben demek babamdan almışım..Annemin 0 Rh + en zor bulunan kan… İyi oldu öğrendiğim..Ne olur ne olmaz :)

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu

7 Aralık 2006

"Nerde Eski Şarkılar"

Bana gelen maili aynen iletiyorum arkadaşlar ; ben katılıyorum...Çünkü çok doğru ....

"Bu gun Canımı sıkan konu romantizmin artik sarkilarda bile öldüğünü dusunmek , ben ornekler verecegim yorum size kalmis,

Eskiden televizyonda radyoda teyplerde çalan şarkılardaki sözlerden örnekler

* Bir şarkisin sen, omur boyu sürecek
* Sensiz saadet neymiş tadmadim bilemem ki
* Deniz ve Mehtap sordular seni
* Yeter ki sen sev beni Yeter ki inan bana
* Gitme dur ne olursun, seni şimdiden deliler gibi özledim
* Ben nasıl unuturum seni, Can bedenden çıkmayınca
* Unutma seni, Unutamam seni


Bir de bu yıllardakilerden sözler alalım

* Güvenme bu kadar aşkıma, Benden değerli değilsin
* Benim için napardin ?
* Şapur şupur beni ye
* Okşa Okşa
* Kir can mı belimi?

Siz söyleyin, bende mi terslik var, yoksa artik romantiklerin cağı bitti mi anlayamadım ama dediğim gibi ben eskileri özlüyorum. Belki de tüm halkın sevgisini kazanan Zeki Murenler, Sezen Aksular, Barış Mancolar, Fikret Kiziloklar, İlhan İremler bu yüzden çıkmıyor uzun zamandır hiç düşünen oldu mu?

Her neyse zevkler ve renkler tartışılmaz, nasil ki gerçek sanatçıların farkının tartışılmayacağı gibi ."

alıntı...

Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu



4 Aralık 2006

"Aaaaaaaaaaaaaaaa"

Bir gün iş yerinde cinnet geçireceğim. S… isimli bir arkadaş var ( yine de kibarlığımdan arkadaş diyorum )…O kadar çok sinir oluyorum ki kendisine anlatamam… Yaaa çocuk gelip bana soruyor her şeyi… Sinir oluyorum...Ya ufacık bir örnek vereyim kalem buluyor bana "Gamze bu kimin sen bilirsin" al orda onu boğ...İyi tamam her şeyleri ile ben ilgileniyorum ama fazlası da yani insanı bunaltıyor ve sıkıyor… Bu S… İsimli arkadaşın göbeği benimle kesilmiş... ne kadar bozsam da laf söylesem de yok ben ona değil duvara söylüyorum aynı o tip…Gamsız ve yüzsüz…Güya iki üniversite okumuş ama tabi yarım yarım bırakmış,ondan ona atlamış…

Yemeğe gidiyoruz şirketçe maalesef o da oluyor…O diye hitap ediyorum.İsmini söylediler mi tüylerim diken diken oluyor…Geçenlerde iş arkadaşımın arkadaşı geldi…Kovmaktan beter etti…Neymiş işleri çokmuş..Ya sanane yüzüne de söyledim ama her zamanki gibi duvar misali…Kendisini sevmediğimi biliyor,aslında şirkette kimse sevmiyor ama o her şeye yarabbi şükür diyor başka bir şey demiyor…Bir insan bu kadar yüzsüz olabilir mi? Sorarım sizlere….Offffffffffff yaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!
Sevgilerimle
İzmir'li Kuğu